Sevmek, sağlıktır...

Dr. Feza Şen 20 Şubat 2019 Çarşamba, 07:00

Şubat geldiğinde aklımıza düşen; 14 Şubat Sevgililer Günü oluyor...

Oysa sevgi bir günlük değil ömürlüktür...  

Çünkü sevgi, sağlıktır.

Sevgiyi sağlık yapan ise insan vücudunda hormonlara dayalı çalışan sistemdir.

Sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal sağlık hali olarak tanımlanıyor tıp dünyasında.

Bu tanıma göre "sağlığın temeli"  sevmek, sevilmekte...

İçindeki güzelliği yansıtabilen, pozitif düşünen, korkmayan, yapacak çok işi olduğunu düşünen, içindeki sevgi duygusunu her gün yaşayanlar ve yaşatanlar;

  1. Dinamik, zinde, sağlıklı ve güzellik dolu olurlar,
  2. Sevgilerini göstermek yolu ile de etraflarına sağlık aşılarlar...

Sevgi durumunun artış hallerinde vücudumuzun nasıl etkilendiğine bir bakalım:

Fizyolojik olarak biliyoruz ki bireyler arasında oluşan sevgisel etkileşimlerde beyinde "öforik" duygular oluşturan "dopamin, oksitosin, adrenalin, serotonin, endorfinve benzeri hormonlar salınıyor. Bu değişim ile kişiye mutluluk verirken adeta bir antidepresan etki yaratıyor. Kalp atışları hızlanıyor, bu yoğun değişimden mide ve bağırsaklar da spazma girerek payını alıyor. Vücudumuzdaki bu değişim hücresel seviyelere kadar inerek kendini hissettiriyor. İşte bu noktada ortaya çıkan iyilik hali ise sevginin gücü...

  1. Oksitosin mesela "aşk, bağlanma ve mutluluk hormonu"... Doğum esnasında yoğun olarak salgılanıyor,  bebek annesini emince de artıyor, sonuç olarak birbirinden karşılık beklemeyen bir sevgi oluşuyor ki en güzel örnek ise anne-çocuk arasındaki sevgi ilişkisi değil mi?

  1. Yüksek birey sevgisi, hayvan ve doğa sevgisi, tasavvufi aşk veya sevdiklerinize sarıldığınızda artıyor bu Oksitosin seviyesi...

Ki Oksitosin seviyeniz yüksekse; kendinizi sevgi dolu, şefkatli, cömert ve paylaşımcı hissedersiniz düştüğü hallerde ise yalnız, sevgisiz ve huzursuz.

  1. Mesela Endorfin... Vücudun ürettiği morfin de denilebilir, etkisi ağrıyı azaltmak.

Endorfin; Seratonin ile birlikte salındığında ise bağışıklık sistemimiz güçlenir dolayısıyla aşk ve sevginin soğuk algınlığından kansere birçok hastalıkta koruyucu ve iyileştirici etkisini görürüz.

Sağlığın yolu sevdiklerinize sarılmaktan geçiyorsa, sevdiğiniz sürece sağlığınız olumlu etkileniyorsa peki siz neden sevmekten ve sevilmekten kaçıyorsunuz?

  1. Ne demiş Sait Faik;"Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey.."

Her insan bir evrendir. Hiçbir önyargı, hiçbir gizli hesap, hiçbir özel düşünce olmadan, hiçbir yanımızı saklamadan, apaçık, bütün saydamlığımızla kendimizi bir "başka" insana vermektir, sevgi...

Sevdiğinizde başlayacak içinizdeki hormonların değişimi... Ve göreceksiniz ki daha yüksek olacak enerjiniz, daha yüksek olacak insani duygularınız ve daha çok olacak mutluluğunuz...

Daha çok mutluluk, yaşam stresinizi azaltacak ve bu sayede azalacak vücudunuzun asit yükleri, azalacak hücre düzeyindeki enflamasyonunuz ve daha az yakalanacaksınız hastalıklara..

  1. 1952 Nobel Barış Ödülü sahibi Dr. Albert Schweitzer diyor ki; "Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafızadan başka bir şey değildir..." 

Bozacaksa huzurunuzu hatırlamayın bazı gerçekleri, sevginiz yüksek olsun bırakın kin duymayı çünkü sağlık sizin sağlığınız, unutmayın...

  1. Amerikalı roman yazarı NathanielHawtborneise; "Bedenimizde görülen bazı hastalıklar ruhlarımızda saklanan hastalıkların küçük parçalarıdır" diyerek işaret ediyor aynı noktaya...

Diyor ki; serbest bırakın ruhunuzu, ileriye bakın, çevrenizi sevgiyle besleyin ki iyi yönde değişsin hormonlarınız ve aralamayın hastalıklara kapınızı...

Diyoruz ki; "her 14 Şubat Sağlıklı Yaşama başlangıç yapmak için sevmeyi hatırladığınız gün olsun" ve "tüm yıl yani 12 ay, 52 hafta, 365 gün sürekli sevin tartmadan karşılık beklemeden..."

Ve hatırlayın, İrlandalı şair, siyasetçiJonathan Swift'in dediğini;

"Dünyanın en iyi doktorları perhiz, sükut ve neşedir..."

Saygılarımla...