Sahte aşı kartı ahlaksızlığı....

Dr. Feza Şen 15 Eylül 2021 Çarşamba, 06:30

Geçtiğimiz günlerde basına sahte Kovid-19 aşı kartı düzenleyen bir çetenin yakalanması haberi düştü.

Yine geçen günlerin birinde bir sağlıkçı dostumdan hastaların Kovid-19 aşısı için randevu alıp aşıyı yaptırmadan aşı kartını onaylama istedikleri ile sahte negatif PCR testi taleplerini duydum.

  1. Biliyoruz ki, Kovid-19 aşısı olmayanların toplu gösteri ve mekânlara girişinde ve şehirlerarası seyahatlerinde negatif PCR testi sonucu istenmesi durumu bu ahlaksız talepleri artırdı.

İşte şimdi bu ahlaksız sahtekârlara bir çift sözümüz olmalı...

Bu nasıl bir ahlaksızlıktır?... Bilemiyorum...

Öncelikle böyle bir pandemi de tüm dünya aşının koruyuculuğundan bahsederken kendileri aşı olmayanlar hiç düşünmüyor mu ki, çevrelerini/sevdiklerini nasıl bir risk ile karşı karşıya bırakıyorlar?...

Burada şu hususun altını çizelim;

  1. Sadece sahte aşı kartı düzenleyenler mi ahlaksız?  Yoksa
  2. Sahte aşı kartı isteyenler mi?

Bu nasıl bir bencilliktir?

Neye göre, hangi tıbbi bilgiye göre aşıya karşı geliniyor...

Siz toplumun bir parçası iseniz halk sağlığına da önem vermelisiniz.

  1. Evet, hadi aşı olmadınız ve tercihiniz bu yönde ise ve toplum sizi böyle kabul edecekse siz toplum içine girerken konulan kurallara uymak yerine neden sahteciliği tercih ediyorsunuz?

Sizler kimlersiniz? Bu neyin kafası?

Sizi bugüne kadar kimler eğitti yoksa eğitim ve öğrenim görmediniz mi?

Siz ve ahlakınız, sizinle örtüşüyor mu? 

Aldığınız din bilgisi sizi hiç geliştirmedi mi?

Madem aşı olmak istemiyor ve toplum içine girerken kurallara uymak istemiyorsanız, gidin dağda, ormanda tek başınıza yaşayın, pandemi bitince dönersiniz toplum içine...

En büyük günah, hak yemek değil mi?

Siz sahte aşı belgesi ile toplumun sağlık hakkını yemiyor musunuz?

Toplumun genel güvenliğini tehlikeye sokuyorsunuz, farkında mısınız?

Çevrenizi öldürme ve/veya yaralamaya kastınız mı var?

Aşısızların mitinginde kuralara/tedbirlere uyulmadı...

Aşısızların, aşı karşıtı mitingine izin verilmesi ayrı bir tartışmanın konusudur,

Ama miting yapılan yerde pandemi nedeniyle ulusal sağlık tedbirlerine uyulmaması doğru olmadı...

Salgın zamanı aşısızlar, maske ve mesafesiz toplanarak, halk sağlığına meydan okudular adeta...

Sizce valilik tarafından verilen bu izin İçişleri Bakanlığı genelgesine aykırı olmadı mı?

Ve bu miting ile kahraman sağlık çalışanlarının emekleri de hiçe sayılmış oldu...

Toplumun sağlığını yanlış etkileyecek girişimlere izin verilmemeli, veriliyorsa da genel sağlık tedbirlerine uyulmalı....

"Kovid-19 aşı zorunluğu kanunla belirli değil" diyerek bir boşluğa yol açıyoruz aslında...

Aşı zorunluluğu ile ilgili geçmişte verilen yüksek mahkeme kararı, Hıfzıssıhha Kanunun 57. Maddesinde belirtilen hastalıklar için zorunluluk olduğunu ifade ettikten sonra bu husus ile ilgili Sağlık Bakanlığı'nın karar verebileceğine dikkat çekiyor.

Yine Hıfzıssıhha Kanunun 64. Maddesi "  57'nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istisnai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır" hükmü ile kanunda adı anılmayan hastalıklar ile ilgili tedbirlerin alınmasında Sağlık Bakanlığı'nı yetkili kılınıyor.  Ve Sağlık Bakanlığı "Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi" yayınlamış olup buna göre aşılama yapmaktadır.

İşte tamda bu noktadan bu hususa hukukçularımızın bir daha bakmasını ve değerlendirmesini toplum sağlığı bakımından önemli buluyorum... Belki de bu noktada bir içtihada gerek var..

  1. "Somut olayda mevcut olan anlaşmazlık konusunda, üst mahkemelerin benzer olaylar bakımından verdiği farklı kararlarla ortaya çıkan ve anlaşmazlığı ortadan kaldırmaya yönelik; yetkili üst kurullarca gerekli olan bir karar alınabilir...

Sahte negatif PCR testlerine dikkat....

Belki de en çok dikkat etmemiz gereken konu da bu...

Halen ülkemizde 16 milyonun üstünde aşı olmamış kişi var.

Ayrıca tüm aşılar tamamlanmadan toplumsal bağışıklığın % 70'ide geçmesi mümkün değil.

  1. Durum böyle olunca toplumsal faaliyetlere katılırken, işyerlerinde çalışırken aşısız kişilerin negatif sonuçlu PCR testlerini göstermesi önemli...

Sonuçta kontrollerde PCR test sonucunu gösteren test kâğıdına ve/veya test sonucun resmine bakarak bu kontrolü yaparsanız, sahte sonuç gösteren kişileri ayırt edemezsiniz...

Ayrıca yoğun girişi olan toplumsal faaliyetlerde doğru sonuçlu kontrol yapılması da çok kolay değildir.

En doğru kontrol HES üzerinden olacaktır, buna dikkat edilmesi önemli...