Sağlık çalışanlarının hastalanmaları halinde sağlık (hasta) hakları...

Dr. Feza Şen 14 Ekim 2020 Çarşamba, 07:30

Sağlık çalışanlarının hakları denildiğinde sağlıkta şiddet ilk sırada yer alsa da,

Önemli bir hak daha var...

Hekim ve sağlık çalışanlarının, hasta olduklarında bir hasta olarak "sağlık" hakları...

Biliyoruz ki; sağlık evrensel bir haktır.

  1. Anayasamızın 56. Maddesine göre her vatandaşın adalet ve hakkaniyete uygun şekilde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı ve sağlığına kavuşurken hasta olarak "hasta hakları" vardır,

Hasta hakları, genel manada sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan her bireyin insan olmaları sebebiyle ilgili mevzuatlar ile teminat altına alınmış haklarını ifade eder...

Sağlık hakkı hususunda hiçbir şüphe ve tereddütümüz yok...

  1. Ülkemizde de sağlık hakkını tüm vatandaşlarımız fevkalade kullanabiliyorlar...

Pandemi, salgın ve diğer tüm toplumu etkileyen hastalıklar ile yapılan mücadeleler, biliyoruz ki;

  1. Birey ve toplumsal düzeydeki korunma önlemlerini,
  2. Yaygın tarama testleri ile toplum içindeki aktif vakaların saptanmasını,
  3. Vakaların izolasyonu ve karantina uygulamaları ile teşhis ve tedavi hizmetlerini kapsar.

Ve halen ülkemiz ve dünyamız Kovid-19 pandemisi ile mücadele ediyor,

  1. Pandemi ile mücadelede hekimler ve tüm sağlık çalışanları ise en ön safhadalar,
  2. Bilimsel otoriteler, hekim ve sağlık çalışanlarının Kovid-19 risklerinin normale göre 10-11 kat fazla olduğunu söylemekteler...

Şimdi bir an düşünelim.... Kovid-19 mücadelesinde;

  1. Hekim veya sağlık çalışanın her temas ettiği Kovid-19 hastası sonrası izolasyonda/karantinada kalması mümkün mü?
  2. Ya da belirli periyotlarla hekim ve sağlık çalışanlarına tarama testleri uygulanabilir mi?

Hastalanmamış bir askerin savaş alanından geri çekilmesi doğru olmadığına göre tamda bu noktada ki sorumuz şu;

  1. "Hekim ve sağlık çalışanlarının hastalık hallerindeki sağlık (hasta) hakları nedir?.."

Anayasamız ile tanınan sağlık hakkı, tüm sağlık çalışanlarının da en doğal hakkıdır... Desek bile;

  1. Sizce aynı haklara sahip midirler?...
  1. Yoksa hekim veya sağlık çalışanı olmak bireyin hasta hakları açısından daha kısıtlı olma halimidir?...

Bu soruları sorarken amacımız sizleri düşündürmektir.

Ve tüm topluma mesajımız; hekim ve sağlık çalışanlarının çalışmaları ile ilgili empati yapmanızı sağlamak, sağlık çalışanları ile ilişkilerinizde hoşgörülü bakış açışınızı geliştirmektir.

Ülkemizde ve dünyada herhangi bir işte çalışanların (iş görenlerin) çalışma esnasındaki iş sağlığı ve iş güvenliği önlemleri de yasalar ile düzenlenmiştir.  Hekimler ve tüm sağlık çalışanlarının;

  1. Korunma önlemlerinin alınması hakkında eğitimlerinin verilmesi, koruyucu ekipmanların kullanılması ve koruyucu tedbirlerin alınması halleri tam olarak uygulanmakla birlikte;
  1. Kovid-19 olması ve/veya bulaşma riski kat be kat yüksek ortamlarda çalışması sadece 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında değerlendirilebilir mi, çözülebilir mi?...

Ayrıca 6331 sayılı bu kanuna göre çalışanların; çalışma koşulları nedeniyle başlarına gelebilecek ölüm ve/veya organ kaybı nedeniyle oluşabilecek hasarlar "İş Kazası" ve/veya "Meslek Hastalığı" olarak belirlidir. Ve bu kanun Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait bir kanundur.

Ama hekim ve sağlık çalışanlarının pandemi nedeniyle;

  1. Ölümü ve/veya kalıcı hasar ile iş görmez hale gelmeleri halleri aynı bakanlığa bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından "İş Kazası" ve "Meslek Hastalığı" olarak değerlendirilmemektedir.
  2. Ve SGK tarafından yapılan bir düzenleme ile Kovid-19 durumunda alınması gereken provizyonun "bulaşıcı hastalık" olarak alınması talimatlandırılmış ise de
  3. İlerleyen zamanlarda hukuka yansımış olan Kovid-19 sebebi ile ölümlü vakalarda, bu talimatın; hekim ve sağlık çalışanlarına özel ne karar ile karşımıza çıkacağı da belirsizdir.

Pandemi sürecini başarılı yöneten Sağlık Bakanlığımızın "Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanması" hakkındaki yönetmelik düzenlemesi ile hekim ve sağlık çalışanlarının güvenli ortamda çalışmaları ve alınması gereken önlemler tanımlanmıştır. Ve hatta tarama testleri yapılması sorumluluğu, işbu yönetmeliğin 7. maddesi ile sağlık kurumu yönetimine talimatlandırılmıştır.

  1. Bu yönetmeliğe göre de kamu ve özel sağlık kurumu yönetici ve sahipleri verilen bu sorumluluğun yönetimini nasıl yapabilecek?...

Unutulmamalıdır ki; özel sağlık kurumları, İş Sağlığı ve Güveliği Kanunu, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında çalışanlarının ölümü ve/veya organ kayıplı iş kayıplarında oluşacak tazminat ve sağlık haklarından sorumludur.

Yine Devlet Memurları Hakkında kanuna göre mücbir durumlarda görevi bırakma mümkün olmasa da

  1. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 13. maddesine göre çalışanın çalışmayı sürdürmeme hakkı,
  2. Tıbbi deontoloji Nizamnamesinin 15. maddesine göre hekimlerin gerekli ekipman ve ortam sağlanmadığı taktirde tedaviyi reddetme hakkı,
  3. İş Kanununun 25 maddesi 2.fıkrasına göre de tarafların her daim anlaşarak iş koşullarını değiştirebilme hakkı bulunduğu da göz önüne alınmalıdır.

Hekimler ve sağlık çalışanları bu savaşın en önünde, en göbeğinde, severek, mutlu, mesut görevlerini yerine getirmekten kaçınmıyorlar. Bu cesur savaşçılara Allah göstermesin bir şey olduğunda yakınlarının bu ve benzer sorgulamaları yapabileceği de hatırlanmalıdır.

Aslında konuşulduğunda çok söylenecek husus olsa da bu makalemize sığdırabildiklerimiz bunlar...

Bu perspektiften bakıldığında bir hasta hakkı olan "sağlık" hakkı;

  1. Hastalanmaları halinde hekim ve tüm sağlık çalışanlarının da hakkı olduğundan

pandemi vb. mücbir durumlarda olabilecek hastalık halleri ile ilgili ayrı bir mevzuat ile sağlık çalışanlarına has bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu hususunu arz etmek isteriz...