Malpraktis Yasa Tasarısı hekimlere ceza mı ödül mü?

Dr. Feza Şen 05 Ağustos 2020 Çarşamba, 07:30

Dünyayı sarsan Kovid-19 savaşında Türk Hekimleri, Sağlık Bakanının liderliğinde tarih yazdı,

Canla başla çalıştılar, evlerine gitmediler, sevdiklerini görmediler...

Ve 20.07.2020 tarihinde meclise yasalaştırılmak üzere sunulan "Tıbbi Hizmetlerin Kötü Uygulanmasından Doğan Sorumluluk Kanun Teklifi" üzerine hekim ve özel sağlık sektörünün bir emektarı olarak sormak istedik...

  1. " Bu yasa teklifi ceza mı ödül mü" diye...

Yasa teklifi bu haliyle; hekimlere kendilerini ifade ederken zorlanacakları sorumlulukları yüklemekte...

Vekil hekim ve sağlık personeli ile hasta ilişkisinin sona ermesi hallerinin tarifine baktığımızda hastasını tedavi edecek hekimin, hastalarını nüfusuna kaydettirse sorumlulukları daha az olacak gibi durmakta...

Malpraktis Yasasına ihtiyaç var mı?

Hekimlere göre var, hukukçulara göre ise yok.

Hekimler; Ceza Kanununa göre değil yaptıkları işin özüne uygun bir yasa ile yargılanmak istiyor.

Mevcut yasalarda hekimler; 'taksirle adam yaralamaya" sebep vermekten yargılanıyor.  

Oysa hekimler kimseyi yaralamak, öldürmek için değil iyileştirmek için çaba harcıyor.

Komplikasyonlar, hayatın doğal akışında yer alır. Mevcut durumda adil yargılama; bilirkişi ve Adli Tıp Raporları ile çözülmeye çalışılsa da bu durumun tam anlamıyla randıman vermediği de bir gerçek..

Ve bu hususu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de doğruluyor.

AİHM kararında; Türk Hukukunda Adli Tıp Kararları Hakkında "Hak İhlali" var diyor..

Yeniden Isıtılan Teklif; Malpraktis Kanunu

Türk Tabipleri Birliği ise bu kanun teklifini " Yeniden Isıtılan Teklif: Malpraktis Kanunu" diye niteledi.

TTB yaptığı değerlendirmesinde, teklifin;

  1. Bütünündeki yaklaşımın hastanın zarar görmesini önlemekten uzak olduğunu,
  2. Daha çok, ortaya çıkan zararın tazmini ve sağlık çalışanlarının cezalandırılmasını düzenlediğini,
  3. Bu yönüyle, yasa teklifinin sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılmasına veya sağlık hizmetinin gereği gibi sunulmamasından kaynaklanan zararların azaltılmasına bir katkı sağlamayacağını,
  4. Teklifte zorunlu olarak mesleki sorumluluk sigortası yaptırması gereken meslek gruplarının sayısı artırılmakta olduğunu ve teklifin hastaların veya sağlık çalışanlarının değil sigortacıların lehine düzenlemeler içerdiğini ifade etti.

TTB ayrıca;

  1. "Hiçbir özerkliği bulunmayan ve bütünüyle Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol edilen kurullar oluşturularak, bu kurullara mesleki uygulamaların kusurlu olup olmadığına ve meslek mensuplarının kusuru olup olmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanınmaktadır. Sağlık hizmet organizasyonunu ve denetimini yapan Bakanlığın, kendisinin de sorumluluğu olabilecek olgularda kusur değerlendirmesi yapması, sistemden kaynaklanan kusurların gizlenmesine neden olabileceğinden sağlık meslek mensupları için büyük tehlikedir " diyerek yasa teklifi ile getirilen "Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Kurullarına" da dikkati çekiyor..

Sağlık sınıfına alındık, fakat cezalar bölümüne...

İstanbul Veteriner Hekimler Odası da web sayfalarında yaptıkları farklı açıklama ile:

  1. "Son dönemde ilk defa sağlık sınıfını kapsayan bir kanun teklifinde Veteriner hekimler yer aldı! Ama nasıl? Tıbbi hizmetlerin kötü uygulanmasından doğan sorumlulukları paylaştırmada, özü itibarıyla cezalandırmada...
  2. Söz konusu taslağın sadece kapsam kısmında tek bir kez olmak üzere "veteriner hekim" sıfatı geçiyor, kalan tüm metinde ise konu sadece beşeri hekim ve insan hastalar üzerinden tartışılıyor. Yine de cezai yaptırımlar her zaman olduğu gibi veteriner hekimleri de kapsıyor!
  3. Bizi sağlık çalışanı sınıfına alarak "onore" etmişler ama buna sevinsek mi, üzülsek mi bilemedik! Belli ki tasarı sigorta firmalarının uzun zamandır yürüttükleri çalışmanın meyvesi olarak ortaya çıkmış." diyerek değerlendirme de bulundular...

Görünen o ki; Malpraktis Yasa taslağından hekimlerin sivil toplum kuruluşları da memnun değil...

Yasa teklifinde, sağlık meslek mensuplarının çalışma koşullarına bakılmaksızın kusur araştırmasına gidilmesine rağmen tıp eğitimi olmayan kişilerin, bir takım ürünlere sağlıkla ilgili özellikler atfederek toplumun sağlık talebini istismar etmelerine hiç yer verilmemiş olması da teklifin ilginç bir boşluk tarafı...

Öncelikle her ne olursa olsun meclise verilen yasa teklifi eleştirilse de, geçmiş iki sefer gibi kadük kalmamalıdır... Görüşmeler esnasında eksiklikleri giderilebilir.

Malpraktis Yasası; haklı eleştirileri olanların, konuya taraf sivil toplum örgütlerinin, konu hakkında görüşü bulunanların geniş katılımıyla müzakere edilerek hasta da zarar oluşmasına neden olan sebepleri ortadan kaldıracak biçimde düzenlenmelidir.

Tıp her zaman gelişimine devam eder ama eksik uygulamalar sağlık hizmetlerinin çeşitlenmesine ve derinleşmesine engel olur. Bu gerçekten hareketle; "Hastalık Sigortası"  çalışmalarına odaklanılması, hasta odaklıyız demenin ilk koşulu olacaktır... Yoksa ülkemiz tıbbı daha defansif hale gelebilir, ülkemizden hekim bazında beyin göçü olabilir, ülkemiz tıp alanında geri kalabilir...