Kefir; sağlığınıza kefil...

Dr. Feza Şen 12 Ekim 2016 Çarşamba, 09:43

Kefiri tanıyor musunuz, tüketiyor musunuz? Orta Asya'da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler; yaklaşık 5000 yıl önce evcilleştirdikleri atların sütünden kımız, keçi veya koyunların sütünden kefir yaparak içmişlerdir. Kefiri gittikleri her yörede de tanıtmışlardır. Kafkasyalıların gençlik iksiri olarak anılır çünkü 120- 140 yaşındaki Kafkasyalılar ile yapılan söyleşilerde su yerine kefir içtiklerini belirtmişlerdir. Aranır oldu kefir, çünkü kefir sağlığımıza kefil... Evlerde mayaladığımız kefir, sanayi tarafından da üretilen bir içecek oldu günümüzde... Kefir doğal bir gıdadır. Üretiminde herhangi bir katkı maddesi kullanılmaz. Kefir, sütün kefir taneleri veya kültürü ile mayalanması sonucu oluşan; ferahlatıcı, ekşimsi ve hafif asidik tatta fermente bir süt içeceğidir. Her yaş grubundaki insanlar için uygun bir içecektir.

B1, B12, ve K vitaminlerince zengin olan kefir, sindirilebilir protein, çeşitli mineral maddeler ve esansiyelamino asitleri içermektedir. Ayrıca süt içindeki yağ, laktoz, mineral maddeler ve vitaminler gibi besin maddelerinin tümünü yapısında bulundurmaktadır. Hatta oluşumu sırasında bazı vitaminlerin sentezlenmesi, proteinlerin ve laktozun kısmen parçalanması, kefirin beslenme değerini artırmaktadır. Sütteki laktozun, laktik aside dönüşmesi nedeniyle kefir, intoleransa sebebiyet vermez, laktoz-intoleranslı kişiler tarafından rahatlıkla tüketebilmektedir. Kefirin yapısında bulunan mikroorganizmalar bu ürünün kolay sindirilmesini sağlamakta, içindeki besin elementlerinin vücut tarafından emilimi ise artmaktadır. Kefir tanesi içerisinde bulunan mikroorganizmalardan bazıları süt şekerini parçalayarak süt asidi oluştururlar ve süt pıhtılaşır. Mikroorganizmalardan bazıları ise karbondioksit ve etil alkol meydana getirirler.

KEFİR İLE YOĞURDUN FARKLARI:

Her ikisi de sütün fermantasyonu sonucu elde edilir. Görünüş olarak birbirlerine çok benzerler. Yoğurt prebiyotiktir yani probiyotiklerin üremesini artarır. Kefir probiyotiktir. Yani kendisi yararlı mikroorganizmadır. Ev yoğurdunda mikroorganizma olarak sadece bifidobakterler ve laktobasiller bulunur. Kefirde ise bunlara ilaveten LactobacillusCaucasus, Leuconostoc, asetobacter ve streptokok gibi bakteriler ile Saccharomyces kefir andTorula kefir gibi mantarlar bulunur. Sonuç olarak evde yapılan yoğurt sağlığınız için çok iyidir kefir ise ondan çok daha iyidir.

KEFİR TÜKETİMİ:

Sağlıklı çalışan bir sindirim sisteminin omurgası olan probiyotik bakterilerin dengesini koruyarak sağlıklı kalmamızı sağlayan kefiri; günlük tüketmek önemlidir. Günün her saatinde, dilediğiniz miktarda kefir tüketebilirsiniz. Kriter olarak ne kadar yoğurt yiyorsanız o kadar da kefir tüketebilirsiniz. Kefir, sıcak yemekler ile yenmemelidir. Çünkü yüksek sıcaklık, probiyotik mayaların ölümüne, dolayısıyla bu mayaların sağlayacağı faydaların ortadan kalkmasına sebep olabilmektedir.

Düzenli olarak günde yarım litre kefir tüketiminin metabolizma üzerinde stabilize edici etkisinin yanı sıra karaciğer; safra, böbrek fonksiyonları ve kan dolaşımı üzerine olumlu etkiler gösterdiği tespit edilmiştir. Taze kefir mide kaslarının çalışmasını ve midenin daha hızlı boşalmasını teşvik edici etkiye sahiptir. Kefir buzdolabında veya 4°C'nin altında saklanmalıdır.

KEFİR ALKOL İLİŞKİSİ:

Kefirin alkol içerdiği ile ilgili aklımızı karıştıranlar olabilir... İşte size gerçeği izah eden araştırmaların sonucu: Kefirin içinde alkol bazı meyve ve besinlerdeki kadardır. Kefir tanesinde bulunan Torula Mayaları, Saccharomyces sp.,Lactococcusspp., Lactobacillusspp.,Leuconostocspp gibi mikroorganizmaların faaliyeti sonucu süt asidi, etil alkol ve karbondioksit meydana gelir. Bu etil alkol miktarı onbinde 2 civarında ölçülüyor. Kefir firmalarından birinin müracaatı ile 2005 yılında inek sütünün mayalanmasıyla elde edilen kefir için Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı "içilmesinde sakınca yoktur" fetvası veriyor. 12-14 saat ile mayalanma süresi en kısa süreli olan tatlı kefirdeki alkol oranının on binde ikinin altında ve çok az oluştuğu şeklindeki laboratuvar sonucu uzmanlarca da teyit edilmektedir. Bu arada aynı zamanda aynı firma; Tarım Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvarları'nda da kefire alkol testi de yaptırıyor. Aynı laboratuvar testlerinde portakal ve üzüm sirkesinde yapılan ölçümlerde alkol oranı en düşük kefir de çıkıyor. Kefirdeki alkol oranı 0,02′den küçükken portakalda 0,13 iken üzüm sirkesinde ise 0,16 oldu.2006 yıllarında Bursa Tübitak günlük hayatımızda tükettiğimiz bazı yiyecek ve içecek maddelerinin içerdiği ethanol (etil alkol) miktarları hakkında bir çalışma yapıyor. Sonuçlar ise ilginç; patates 4,47 gr/l, yoğurt 2,48 gr/l, portakal 2,13 gr/l, hurma 1,90 gr/l, gül suyu 1,53 gr/l, ekmek mayası 1,24 gr/l, greyfurt 0,95 gr/

KEFİR TÜKETİMİNİN YARARLARI:

Antimikrobiyal ve antikanserojen etkilidir. Mide ve bağırsak florasını temizler. Kötü kolesterolü düşürür. Hücre yeniler. Tansiyonu düşürür. İdrarı sulandırır. Bağırsak hareketlerini hızlandırır.

İshal ve kabızlıkta etkilidir. Doğum sorunlarını azaltır. Kan şekerini düşürür. İştahsızlığa ve uykusuzluğa karşı iyi gelir. Bağışıklık sisteminin onarılmasına yardımcıdır. Radyasyonun olumsuz etkilerine karşı organizmayı korur. Siniri yatıştırır, depresyon azaltır. Böbrek, karaciğer, sinir sistemi rahatsızlıklarında etkilidir. Emzikli annelerin süt salınımını arttırır. Yaşlılık döneminde vücut direncini arttırır. Laktoz-intoleranslı kişiler tarafından rahatlıkla tüketilebilir. İçeriğindeki kalsiyum çocuklarda kemik ve dişlerin gelişmesi ve korunması için faydalıdır. Çocukluk, ergenlik ve hamilelikte artan protein ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Kadınlarda menopozdan sonra görülen osteoporozun önlenmesi için kullanılabilir.

Kefir, ilaç değildir. Sağlıklı kalmamıza yardımcı olan koruyucu sağlık içeceğidir. Hayatınızdan eksik etmeyin... Her zaman tüketebilirsiniz...