KADINLARIMIZ; SAĞLIĞIMIZDIR...

Dr. Feza Şen 08 Mart 2017 Çarşamba, 10:10

Sağlığımız ve Kadınlarımız hayatın olmazsa olmaz iki ana unsuru...

8 Mart 1857 yer New York/ABD, 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları oluşturulması adına bir tekstil fabrikasında grev yapıyor. Polis, işçileri fabrikaya kilitliyor ve arkasından çıkan yangında 120 kadın yanarak can veriyor. Cenazelerine 10.000 kişi katılıyor. Ve 1910 yılında Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında Alman Sosyal Demokrat Partisinden Clara Zetkin önerisi ile "İnternational Women's Day" kabul ediliyor. Türkiye'de ise ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlanıyor.

Başlangıçta Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak belirlense de " Her Kadın; Bir Emekçi" olduğundan Dünya Kadınlar Günü olarak hayatımıza giriyor...

Cinsel iş bölümü, insanın yaradılışı sonrasında doğayla mücadelesinin geri olduğu dönemlerde ortaya çıkmış ve tarih boyunca toplumsal bir olgu olarak var olmuştur. Cinsel iş bölümüne göre kadının maddi yaşamı, üretimdeki rolü ev odaklı bir temel üzerinden yükselmiştir.

Bizim örf ve adetlerimizde yuvanın gerçek sahibi olan kadın "ailenin ve toplumun" temel direğidir. Hayat kat kattır. Babil'in asma bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür ve bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır. Hayatınız seçtiğiniz kadındır aslında...

Kanuni Sultan Süleyman; kendisine resmi ziyarette bulunan ecnebi doktorları kabulünde

"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" diyerek Osmanlı tarihinin "sosyal içerikli" ilk özlü sözlerinden birini tarihe yazmakla kalmıyor sağlığın önemini tarihe kazıyor.

Günümüzde; Dünya Sağlık Örgütü açıklamalarına göre de 2008 yılında dünya çapında meydana gelen 57 milyon ölümden (%63'ü) 36 milyonu yani yaklaşık üçte ikisi Kanser, Diyabet, Obezite, Metabolik Sendrom, Kalp Damar Hastalıkları gibi kişisel önlenebilir hastalıklardan kaynaklanıyor... Ve beklenen sonuç; 2025 -2070 yıllarında kanser oranının 3 kişide bir olacağı...

  • Son 8 yılda şişmanlık erkeklerde % 65, bayanlarda % 50 arttı.
  • Ülkemizde yılda 35 milyon kutudan fazla depresyon ilacı tüketiliyor,
  • 3 kişiden birinde tansiyon problemi var,
  • Dünyada 6 saniyede bir kişi hayatını diyabetten kaybediyor,
  • Toplumun 1/3'ü aşırı kilolu, diğer 1/3'ü ise hastalık sınırında obez,
  • Her 7 gebeden birinde diyabet var,
  • Kanser aldı başını gidiyor,
  • Kadınlarımız hamile kalamıyor, tüp bebek ile doğumlar artıyor,
  • Psikosomatik hastalıklar ile alerjik rahatsızlıklarda bozulmuş bağırsak florasından bahsediyor tıp adamları...

Son zamanların trend tanımlarından biri ise Yaşam Koçluğu... Yaşam Koçluğu; kişinin bulunduğu noktadan ulaşmak istediği noktaya gitme sürecinde bize yapabileceklerimizi yaptıran kişidir.  "İşte bu kişi; kadınınızdır..." Kadınınız, yaşam koçunuzdur...

Bir hekim olarak yaşam koçumuz olan kadınlarımıza bir misyon daha yüklüyorum... Diyorum ki; "Sağlıklı Yaşam Koçu; Kadınlarımızdır..." Neden mi?

Artan hastalıklardan korunmanın ilk basamağı sağlıklı beslenme olup çözümü kadınlarımızda, annelerimizde...

Hayatımızın sağlıklı, mutlu, başarılı, bereketli geçmesinin yolunun kadınlardan geçtiğine inanıyoruz. Çünkü bir kadının kucağında doğar, büyür, gönlünde yaşlanırsınız.

"Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,  Bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, Zeki bir kadına rastlarsanız zekânız gelişir" derler...

Ve hayatımızın her yaşında biz erkekleri ve çocuklarımızı gönülden düşünen, giydiren, besleyen, taşıyan, arkamızı toplayan bir kadın var.

  • Bizi kim besliyor,
  • Mutfak alışverişlerimizi kim yapıyor,
  • Yemeklerimizi kim pişiriyor,
  • Yemek yapılan tencereyi kim seçiyor,
  • Yediğimiz yemeğin içindeki yağ tercihini kim yapıyor,
  • Hangimiz yediğimiz yemeğin hangi yolla pişirildiğini biliyoruz ki,
  • Yemekte kullanılan baharatlar neler, ne işe yarar,
  • Akşam meyveleri kim soyup önümüze sunuyor,
  • Evinizde probiyotik deposu olan yoğurt yapılıyor mu? Gibi sorular uzayıp gidiyor...

Ve cevaplarda hep bir kadın var, eşlerimiz var, annelerimiz var.

Sağlıklı kalmanın yolu Kadınlarımızdan geçiyor... Kadınlarımız; sağlığımızdır.

Hayat da sağlıklı kalmanın yolu beslenme tarzınızı değiştirmekten geçiyor. Ve bu sizin bedeninize olan göreviniz... Çünkü dinimizde canımıza ve bedenimize kast etmemiz günah sayılır... Hepimizin beslenme şeklini belirleyen kadınlarımız değil mi?