İlacı doğru kullan, yoksa "hapı yutarsın"...

Dr. Feza Şen 22 Kasım 2017 Çarşamba, 07:19

Neden böyle bir başlık yazdık, düşündünüz mü?

İlaç kullanmayanımız yoktur aslında, ama ilaçları ne kadar bilinçli kullanıyoruz?

İlaç herhangi zamanda bizi besleyen, mutlu eden bir yiyecek maddesi değildir.

İlaç;  hastalıkları iyileştirmek ya da önlemek için türlü yollardan kullanılan maddedir.

İlaçlar içinde de en çok tüketilen ise antibiyotiklerdir.

18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günüdür.

Antibiyotik kullanımına farkındalık yaratmak için belirlenmiştir...

Çünkü antibiyotikler ve diğer tüm ilaçlar hastalık halleri dışında gereksiz, yanlış ve fazlaca kullanılmamalıdır.

Öncelikle reçetesiz ilaç kullanmamalıyız.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof.Dr. Alpay Azap'ın belirtiğine göre; "OECD ülkeleri arasında antibiyotik kullanımında birinci sıradayız.

2013 yılında yapılan bir çalışmaya göre her 1000 kişi başına günde kullanılan antibiyotik dozu ülkemizde 42,2 iken bize en yakın ülke olan Yunanistan'da 32,2, Slovakya ve Polonya'da 23,6'dır. Dünya Sağlık Örgütünün 2014 yılında yaptığı bir başka çalışmada da her 1000 kişi başına günde kullanılan antibiyotik dozu ülkemizde 40,4, Özbekistan'da 10,8, Azerbaycan'da 8,5'dir."

Özellikle antibiyotiklere direnç geliştikçe, basit yüzeysel doku enfeksiyonlarda bile uzuvlarımız kesilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

İlaçların yanlış ve fazlaca kullanılması neticesinde;

  • İlaçların yan etkisinin artması,
  • İlaçlara direnç gelişmesi ve sonraki vakalarda ilacın etkisiz kalması,
  • İlaçlara gelişen direnç neticesi tedavi maliyetlerinin artması,
  • Hastalık ve ölüm oranlarında artış olması, 
  • Kaynakların yanlış tüketilmesiyle sonuçta temel ilaçlara bile ulaşılabilirliğin azalması temel sorunlardır.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu (ADÇG) Başkanı Prof.Dr. Çağrı Büke de elde olan 100'den fazla antibiyotiğin pek çoğuna karşı bakterilerin direnç geliştirdiğini belirtti. Büke, "İnfeksiyon hastalıklarından dolayı her yıl ölen kişi sayısının 2050 yılına kadar tüm dünyada 10 milyon kişiyi bulacağını" ifade etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü'nün analiz sonuçlarına göre, ilaçların % 50′sinden fazlası uygun olmayan şekilde reçetelenmekte, temin edilmekte veya satılmaktadır.Bu bağlamda dünyada "Akılcı İlaç Kullanımı" çalışmaları başlatılmıştır.

Her ateşi yükselen, her tansiyonu yükselen komşusunun, arkadaşının kullandığı ilacı iyi gelir diye kullanmamalıdır.

Hastalık halinde doğru davranış şekli; öncelikle hekime başvurmaktır.

Hekiminiz;

  • Hastalığınızın doğru teşhisini koyar.
  • Teşhisin akabinde ilaçlı veya ilaçsız, etkili tedaviniz tanımlanır.
  • Eğer ilaçlı tedavi uygulanacaksa, uygun ilacın seçimi, her bir ilaç için uygun dozun ve uygulama süresinin belirlenmesi neticesi hastalığınıza uygun reçete yazılır.

Hekimler; reçete yazarken onaylanmış,  güncel tanı ve tedavi kılavuzları esas alır.

Ayrıca hekiminiz; en son kullandığınız veya kullanmakta olduğunuz ilaçları sorgular.

Hasta/hasta yakınları da ilacın olası yan etkileri, besin ve ilaç etkileşimleri konusunda bilgilendirilir.

Hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlar,  çocuklar, yaşlılar, böbrek ve karaciğer yetmezliği olanlar, ilaç alerji öyküsü olan hastalar,  ilaç kullanımı konusunda daha dikkatli davranmalıdır.

İlaç alırken kesilmiş ve açılmış ambalajlar satın alınmamalı ve son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Unutulmamalıdır ki ilaçları çocukların göremeyeceği, ulaşamayacağı yerlerde ve ambalajında saklamak doğru yaklaşımdır.

İlacı doğru kullanalım ki hapı yutmayalım...