En kutsal hak; hasta hakkıdır...

Dr. Feza Şen 01 Kasım 2017 Çarşamba, 06:00

Hak; doğruluktur, hakikattir. Yasal, toplumsal veya ahlaksal özgürlüktür, yetkidir.

Sağlıklı yaşamak ise en temel haktır. Bu bağlamda ülkemizde Ekim ayının 26 günü Hasta Hakları açısından farkındalık oluşturulması için kutlanıyor.

Hasta Hakkı ise sağlıklı ya da hasta olarak sağlık hizmetinden faydalanan bireylerin sağlık kuruluşu ve sağlık personeli karşısındaki haklarıdır. Hasta hakları; hastanın saygınlığının korunması, teşhis ve tedavinin her aşamasında hastanın aktif katılımının sağlanması, hastaların daha kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasını ve hasta ile sağlık personeli arasındaki iletişimin daha da güçlendirilmesini hedefliyor.

Hipokrat'tan bu yana hekim ile hasta arasındaki bu ilişki gizlilik ve güven esasına dayanmıştır.

Hekimin tedaviyi üstlenmesi, bireyi sağlığına kavuşturması, gerektiğinde bireyin vücut bütünlüğünü bozarak cerrahi müdahale yapabilmesi hekimi hastası gözünde diğer bireylere göre kutsal otorite olarak belirlemektedir.

Aslında hasta ile hekim arasındaki bilgi asimetriktir, hasta aleyhine olarak bilgi eşitsizliği vardır. Ve bu doğal durum sağlık durumu nedeniyle bedenen güçsüz olan bireyi fikren de güçsüz bırakmaktadır.

Son yıllarda artan tıp teknolojileri de hasta hekim arasındaki ilişkinin önemli ve bütünleyici bir parçası olmuştur. Yılar öncesinde bireysel mesleki faaliyet olarak yapılan hekimliğin teknolojik yatırımlar ile birlikte sağlık kuruluşlarında, hastanelerde icra ediliyor olması günümüzde hastayı bilmediği bir dünyanın içinde bırakmaktadır. Hasta hakkının temelinde güçsüz durumda olan hastanın güçlendirilmesi yatmaktadır.

Hasta Hakları hususunda ilk uluslararası girişim 1981 yılında Lizbon Bildirgesi ile olmuştur.

Ülkemizde de 1998 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından Hasta Hakları Yönetmeliği çıkarılarak hasta ve sağlık hizmeti ilişkisi kurallara bağlanmıştır. Hastalarımızın;

  1. Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma Hakkı,
  2. Bilgi İsteme Hakkı ile birlikte
  3. Kendisi Hakkında Bilgi Verilmemesini İsteme ve Bilgilerinin Saklı Tutulması Hakkı,
  4. Tıbbi Kayıtları İnceleme ve Düzeltilmesini İsteme Hakkı,
  5. Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme Hakkı,
  6. Sağlık Personelini Tanıma, Seçme ve Değiştirme Hakkı,
  7. Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme Hakkı,
  8. Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım Hakkı,
  9. Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı Hakkı,
  10. Hastanın Rızası Olmadan Tıbbi Operasyona Girmeme Hakkı,
  11. Teşhis ve Tedavisine Tıbbi Özen Gösterilmesi Hakkı,
  12. Tedaviyi Reddetme Hakkı,
  13. Mahremiyetine Saygı Gösterilmesi Hakkı vardır.

Ayrıca hastaların güvenliğinin sağlanması, dini vecibeleri yerine getirebilmesi, refakatçi bulundurması, insani değerlerine saygı gösterilmesi, tıbbi araştırmalarda kendi izinleri olmadan kullanılmaları gibi hususları da bu yönetmelik ile kurala bağlanmıştır.

Hastalarımızın her platforma şikâyet ve dava hakları saklıdır.

Ama Ülkemizde Hastaların 2 konuda hakları yoktur.

  1. Hastanın Ötenazi yani yaşam hakkından vazgeçme hakları yoktur.
  2. Sağlık Personeline saldırı, şiddet ve Sağlık Kuruluşlarında Adli Olay çıkarma hakları yoktur.

Sağlıkta gittikçe artan ve kayıtlara geçen rakamlara bakıldığında günde ortalama 30 sağlık çalışanı sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Bu olaylar toplumsal olarak hoşgörümüzü kaybettiğimiz göstermektedir.

Bilmemiz gereken şudur ki; Hasta Hakları, Hekim ve Sağlık Personeline karşı olan haklar değildir. Sağlığımızın teminatı olan sağlık personelleri ile hastaların birbirine hoşgörü ile bakması çözümdür.

Her hasta hızlı, güvenli, modern, tıbbi olanakları yüksek bir ortamda sağlık hizmeti almak ister, poliklinik kapılarında sürünmek, bekletilmek istemez...

Hastalarımızda bilmelidir ki tüm hekim ve sağlık çalışanları da her hastasında kendi anne, baba ve çocuğunu görür, onlara nasıl sağlık veriyorsa hastalarına da aynı şekilde sağlık hizmetini elinden geldiğince sunmak ister...

Hastalarımız; sağlık kuruluşunda en ufak bir sıkıntı ile karşılaştıklarında ivedilikle o sağlık kuruluşunun Hasta Hakları Birimine başvurabilirler. Her söyledikleri kayıt altına alınmak zorundadır ve tüm şikâyetler Sağlık Bakanlığı tarafından çözüm aşamasına kadar kontrol edilmektedir.