Dünya DNA günü ve DNA'nın gizemi...

Dr. Feza Şen 28 Nisan 2021 Çarşamba, 07:30

25 Nisan Dünya DNA Günü olarak kutlanmakta...

Önce DNA nedir bir hatırlayalım...

Deoksiribo Nükleik Asit veya kısaca DNA; tüm organizmaların hücrelerinde gerçekleşen metabolik olayların devamlılığını oluşturarak kontrolü elinde tutan bir yapı vecanlılık işlevleri ile biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir.

DNA'nın başlıca rolü genetik bilgiyi uzun süre saklamasıdır.Bilinmelidir ki;

  1. İnsanları birbirinden ayırt edebilmemizin kaynağı DNA'dır.
  2. DNA profillemesi ile insanların DNA profillerine dayanarak kimlik tespiti yapılabiliyor.
  3. 3 milyar bazdan oluşan insan DNA'sının yüzde 99'undan fazlası tüm insanlarda aynıdır.
  4. İnsan genomu yani 3 milyar baz çifti, veriye döküldüğünde 3 gigabyte alan kaplamaktadır.

DNA çözümlemesi ve Dünya DNA Günü...

DNA'nın bir tekil molekül olarak çift zincirli yapısının çözümlenmesi, James Watson ve Francis Crick (Watson ve Crick) ikilisinin Cambridge Üniversitesi'ndeki çalışmaları ile başladı.

Watson ve Crick, bu çalışmalarını 25 Nisan 1953'te bitirdi ve genomumuzu oluşturan DNA molekülünün yapısını Nature dergisinde açıkladı.

  1. DNA; beş karbonlu bir şeker (deoksiriboz),fosfat grubu ve azotca zengin pürin (A: adenin, G:guanin)ve primidin (T: Timin, C:Sitozin) bazlarından oluşan polimerik bir nükleik asit makro molekülüdür.

İnsan Genom Projesi; 25 Nisan 2003'te tamamlandı.

Ve Genom Projesinin duyurulmasından sonra Amerika'da 25 Nisan 2003'te ilk kez olmak üzere DNA Günü veya Dünya DNA Günü olarak kabul görmektedir.

O günden bu yana da DNA gizemini çözebilmek için moleküler biyoloji bilimi çalışmakta...

İşte bizimde dikkat çekmek istediğimiz ana nokta bu...

Hayatımızın gizemi, belki de yaşadığımızda kader dediğimiz hastalıklar DNA'mızda saklı dersek bilimin geldiği bu noktada yanılmayız...

DNA'nın gizemli dünyası...

Yakın zamana dek DNA'nın % 98'lik kısmının protein kodlamadığı için hiçbir işe yaramadığı biliniyordu.

Ve molekülün bu kısımlarına "çöp DNA" adı verilmişti. Fakat ABD / Michigan Üniversitesi'nden araştırmacılar, çöp DNA da denilen uydu DNA'nın genomu bir arada tutmada işlevi olduğunu buldular.

University of Edinburgh bünyesindeki UsherInstitute'ten uzmanlar yarım milyon insana ait genetik veriyi ve ebeveynlerinin yaşam sürelerini mercek altına alınca insan genomundaki 12 ayrı alanın insan yaşam süresinin belirlenmesinde önemli etkilerinin olduğu belirledi.

Bilim; ender rastlanan genetik hastalıklar, Down Sendromu, viralenfeksiyonlar ve yaşlanma gibi birçok süreçten bizim çöp DNA dediğimiz bölümün sorumlu olduğunu ortaya koydu.

OECD temcilsisiBarçın Ağca, mfa.gov.tr sitesinde bir makalesinde konuyu şu şekilde özetlemektedir.

  1. "Kalp hastalığı, diyabet, bağışıklık sistemi bozuklukları ve doğuştan olan kusurlar gibi bugünün en yaygın hastalıklarında gen mutasyonları rol oynamaktadır. Bu hastalıkların çevresel faktörler ve genler arasındaki etkileşimden meydana geldiğine inanılmaktadır.
  2. Bilim adamları kişisel genetik yapılanma uygulamalarını anladıkça, kişilerin hastalıklara yatkınlığını tahmin etmekle kalmayıp bu hastalıkları önleyici bir şekilde tedavi etme imkânına da sahip olacaklardır.
  3. Daha şimdiden bir kişinin genetik kodunu inceleyip onun şizofreniye, Alzheimer hastalığına ve türlü kanser çeşitlerine yatkınlığını analiz edebilmektedirler.
  4. Deneme yanılma yoluyla ilaç tedavisine gerek kalmayacak, hastanın genetik profilinin analizi sonucu doğru ilacı doğru dozajda, belki de daha hastalık belirtileri bile ortaya çıkmadan önermek mümkün olacaktır.
  5. Hastalıklara neden olan genler tespit edildiği zaman, bilim adamları bu genlerle besin, ilaç ve kirletici maddeler gibi çevresel faktörlerin birbirini nasıl etkilediğini çalışabileceklerdir.

Bilim insanlarının bu tartışmalı alana ilişkin giderek artan bilgileri, körlüğe çare bulunmasının yanı sıra DNA parmak izi denen yöntemle bazı masum insanların idamdan kurtarılmasını ve obezite dâhil tıbbi müdahale gerektiren sayısız durumun tedavisinde büyük atılımlar yapılmasını sağlıyor.

Görünen o ki DNA çözümlemeleri sayesinde sadece sağlık değil, tarımda, gıdada, sanayi de "bio" çözümler fazlasıyla hayatımıza girecek.

Geleceğin yükselen trendi, Biyoteknoloji olacak...

Dünya DNA Gününüz kutlu olsun...