Dondurma; Hayatımıza nasıl girdi...

Dr. Feza Şen 12 Temmuz 2017 Çarşamba, 10:06

Yazın deyince dondurma gelir aklımıza. Bolca da tüketiriz... Bilir miyiz acaba dondurma hayatımıza ne zaman ve nasıl girmiştir... Dondurma, ana bileşeni süt olan ve çeşitli maddelerin ilavesiyle hazırlanarak dondurulup, piyasaya sürülen bir gıda maddesidir. Dondurma; zevkle tüketilmesi ve kolay sindirilmesi yanı sıra sağlıklı beslenmede özellikle enerji, protein, kalsiyum, fosfor, vitamin A, D ile riboflavin'nin önemli bir kaynağını oluşturur.

Türkiye'de dondurma tüketimi 2000 yılında 1 litre olarak gerçekleşirken, 2005 yılında bu rakam 1.5 litreye, 2010 yılındaysa 2.5 litreye çıktı. 2015 yılında kişi başına tüketim 4.2 litreyi bulmuştur. Amerika'da yıllık kişi başı tüketim 30 litreye kadar ulaşmıştır. Avrupa'da ise İsveç yılda 16 litreyle en yüksek kişi başına dondurma tüketim oranına sahiptir. Avrupa'da dondurma tüketimi ortalama 7 kg civarındadır. Dondurmanın nerede ve nasıl ortaya çıktığı hakkında birçok rivayet var. Bizde sizler için dondurmanın tarihçesine bakalım dedik...

Kimi görüşe göre milattan önce 4. yüzyılda Büyük İskender'in buzlu nektarları bulmasıyla da dondurma hikâyesi başlıyor. Kimi görüşe göre de dondurma; M.Ö. 4. yüzyıl da boğazına düşkünlüğü ile tanınan Roma imparatoru Neron ile hayatımıza giriyor. Gladyatör dövüşlerini seyrederken, kendisine lezzetli yiyecekler sunan çeşni başlarını ödüllendiren Neron'a çeşni başlarından biri, bir gün dağın zirvesinden topladığı karları bir kaba doldurup, üzerine bal ve çeşitli meyve parçaları dökerek, imparatora sunar. Neron, o güne kadar hiç tatmadığı bu yiyeceği çok sever ve ertesi gün de köle ordusunu kar toplamaya gönderir. Toplanan karların üzerine bal ve ezilmiş meyve döktürerek, tarihin ilk dondurmasını hazırlatır. Dondurma deyince aklımız hep "Roma" gelmesi sanırım bundandır. Romalılardan kalma bu yöntem, Anadolu'nun bazı köylerinde hala kullanılıyor. Anadolu'da; yağan kar, pekmezle karıştırılarak yenir ve o eşsiz lezzet yakalanmaya çalışılır.

Dondurmanın tarihinde İtalyan gezgin Marco Polo'da önemli yer tutar. Dondurmaya sütü karıştıranların Çinliler olduğu bilinmekte... Marco Polo; 13. yüzyılda Çinlilerden buz ve süt karışımını öğrenerek bu metodu Avrupa'ya getirir ve zamanla bu buzlu tarifler Fransız ve İtalyan restoranlarında çok ünlenir.

Fransa Kralı II. Henri ile evlenen Floransalı Catherine de Medicis'in Fransız sarayına götürdüğü aşçılar, Fransız meslektaşlarına dondurmanın nasıl yapıldığını öğrettiler. 17. Yüzyılda Avrupa'ya getirilen dondurma, ünlenerek kısa sürede yayıldı. Bazı tarihi kaynaklara göre 1676 senesinde Paris'te 250'ye yakın dondurmacı olduğu bilinir.

Portekizlilerin ve İtalyanların, Latin Amerika'ya gelmesiyle bilinen anlamda dondurma yaygınlaşmıştır. Kar ve şekeri karıştırarak bir çeşit dondurma yapmayı bilen Portekizli ve İtalyanlar burada vanilya ve kakao ile tanışarak vanilyalı ve çikolatalı dondurmanın buluşuna yol açarlar.

İlk dondurma makinesi Amerikalı Nancy Johnson tarafından 1843'te icat edilmiş, modern dondurmacılığın temelleri ise 1851 yılında, JacobFussell'in Baltimore'da kurmuş olduğu ticari dondurma tesisini kurması ile atılmıştır.

1900'dan sonra soğutucu makinelerin geliştirilmesiyle dondurma daha da yaygınlaşmıştır. Dondurmaya çıtır çıtır lezzet katan külah da ilk kez 1904'te MissouriLouis'de düzenlenen Dünya Fuarı'nda ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde dondurma denildiğinde ise ilk akla Maraş Dövme Dondurması gelmekte... Maraş Dondurmasının tarihi de ilginçtir. "Osmanlı döneminde saraylarda "karsambaç" adı verilen bir yiyecek türü var... Bu yiyeceği yapmak için, dağların pek güneş görmeyen yamaçlarında kuyular açılır ve bu kuyular kış mevsiminde karla doldurularak saklanırmış. Yazın sıcak günlerinde, süt ve diğer çeşitli meyve suları bu karla karıştırılarak soğutulurmuş. Daha sonra bu karışıma o sıralarda Halep'ten gelen şekerde eklenmiş. Zaman zaman şekerin dışında pekmez ve balda katılmış.

Osmanlı saraylarına ve asil konaklarına yabani orkide (sahlep) satan Maraşlı Osman Ağa, yörede "cinsel gücü artırıcı" olarak bilinen bu içeceğin artanını bir gün saklamak için kara gömmüş. Ertesi gün baktığında, sahlebin kıvamındaki değişiklik dikkatini çekmiş. Süt, şeker ve sahlep karışımının yoğunluk kazandığını ve sakız gibi uzadığını görmüş. Bu yeni gıda maddesinin tadına bakan herkes pek çok sevmiş. Sahleplikarsambaç olarak başlayan bu gelişme kuşaklar sonra Maraş Dondurması olarak tanındı. Maraş'ı kuşatan Ahir Dağı'nın Yüksek yamaçlarında bu coğrafyaya özgü kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin eşsiz kıvam ve aromaya sahip sütleri ve olağanüstü bir cömertlikle topraktan fışkıran yabani orkide çiçeklerinin yumru köklerinden elde edilen mucizevi salep Maraş Dondurmasını taklit edilmesi imkansız olan bir lezzet, aroma ve kıvam sağlıyor...

Ülkemizde dondurma üretimini gerçekleştiren ilk modern müessese 1957 yılında işletmeye açılan Atatürk Orman Çiftliği Pastörize Süt ve Mamülleri Fabrikası 'dır. Sıcak yaz günlerinde eşsiz lezzeti olan dondurmayı çok tükettiğimizde şişmanlayacağımız ama az miktarda tükettiğimizde ise mutlu olacağımızı unutmadan tüketebilirsiniz...