Çocuklarımızı 4 A'dan koruyalım...

Dr. Feza Şen 13 Kasım 2019 Çarşamba, 07:30

Bu uyarıyı katıldığım bir sağlık zirvesinde, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Necdet Ünüvar hocamız söyledi.

Sayın Ünüvar; aileleri, çocuklarımızın "4 A" olarak nitelendirilen "araç", "asansör", "abur cubur" ve "akıllı cihazlardan" uzak tutmaları için uyarıda bulunuyor...

Bilgi, paylaşıldıkça büyüdüğü için sizlerle paylaşmak istedik.

Ayrıca Diyabet Haftası nedeniyle sizlere önerimiz;

ÇOCUKLARINIZA ŞEKER VEREREK ÖDÜLLENDİRMEYİN...

Bebelerimize, çocuklarımıza; kendi ellerimizle uyuşturucu olan, bağımlılık yapan "beyaz zehir" şekeri ve şekerli mamulleri vererek hastalıklara davetiye çıkarmayın...

Anneanneler, babaanneler, dedeler, aile içinde dengeyi elinde tutmak adına çocuklarını taraflarına çekmeye çalışan ebeveynler, dayılar, teyzeler sizlere hekim olarak sesleniyorum.

Çocuklarımıza ödül olarak verdiğimiz şeker ile bilmeden alkol verdiğimizi biliyor muyuz?

Aşırı şekerli gıda tüketenlerde şeker, alkole dönüşüyor.

Sağlıklı sindirim florası olanlarda durum;

Vücudumuzda sağlıklı sindirim; bağırsaklarımızda faydalı bağırsak florasının varlığında oluşuyor.

Sağlıklı floranın varlığında tükettiğimiz karbonhidratlar ve şekerli ürünlerin sindirilmesi ile şeker (glikoz) açığa çıkıyor. Şekerin parçalanması olayına glikoliz diyoruz. Ve sağlıklı insanlarda glikoliz adı verilen biyokimyasal işlem ile şeker; oksijensiz ortamda laktik asit, su ve enerjiye dönüşür. Dolayısıyla sağlıklı bağırsak florasına sahip çocuklarımızda aşırı miktarda tüketilmeyen şekerlerde sorun yok.

Bağırsak florası bozuk olanlarda durum;

Bağırsak flora bozukluğu özellikle;

  1. Sezaryen ile doğan çocuklarda,
  2. Uzun süre anne sütünü almayanlarda,
  3. Ateşlendiğinde hemen antibiotik kullananlarda,
  4. Paketli, işlenmiş, şekerli gıdaları aşırı tüketen ve
  5. Asitli şekerli içecekleri elinden düşürmeyen çocuklarımız da çokça görülmekte...

Sağlıklı bağırsak florasında bir miktar Candida'nın olması normaldir.

Fakat yukarıda saydığımız nedenlerle bağırsak florasında bulunan bifidobakteriler ve laktobasil adlı faydalı flora dengesi Candida lehine bozuluyor.

Böyle bir durumda çocuklarımızın bağırsaklarında fırsatçı flora yani Candida denilen maya mantarları artış gösteriyor. Mayaların aşırı çoğaldığı bir vücutta Candidalar glikozu ele geçiriyor çünkü maya mantarları şeker yani glikozla besleniyor.  Candidalar, şekerle beslendikçe karbonhidratlı besinlere olan açlığımızı da körüklüyor ve daha çok tatlı aramaya başlıyoruz.

Candidalar; gıdalardan aldığınız sofra şekeriyle imal edilmiş ürünler ile unlu mamulleri önce piruvat'a sonrada asetaldehid ve karbondioksite dönüştürüyor.

Asetaldehid ise hem karaciğer hem de mantarlar tarafından etil alkole dönüştürülüyor.

Görüyoruz ki; bolca şeker tüketen çocuklarımızın vücudu alkol üreten bir imalathaneye dönüşmüş.

Alkol tüketmeden "sarhoş gibi davranan" yetişkinler olabilir mi?

Evet, olabilir...

Şu an tıp dünyasında hiç alkol almamış yetişkin bireylerde görülen "karaciğer yağlanmalarının" sebebi aşırı şeker ve unlu mamuller ile beslenmek...

Yetişkin bireylerde:

  1. Aşırı miktarlarda antibiyotikler, reflü önleyici ilaçlar ile antiasitler, kortizon içeren ilaçlar ve doğum kontrol haplarının kullanılması,
  2. Beyaz un ile yapılan ürünler ile şekerli ve paketlenmiş mamullerin tüketilmesi,
  3. Hormonlu tarım ürünleri,
  4. Az yağlı beslenme,
  5. Radyoterapi, kemoterapi denilen kanser tedavileri,
  6. İnsülin direnci ile başlayan ve sonrasında oluşan Diyabet (şeker) hastalığı,
  7. Ağır metallere maruziyet durumları faydalı bakterilerin azalmasına ve bağırsaklarında Candidaların artmasına yol açıyor.

Yetişkinlerin bağırsaklarında da artan mayaların; aşırı çoğalarak karbonhidratlardan alkol ürettikleri ve kişiyi sürekli "sarhoş" durumuna soktukları biliniyor.

Şekerli gıdaları tükettikten sonra oluşan mutluluk durumunun sebebi bu aslında...

Neler yapabiliriz...

  1. Sağlıklı beslenme kültürü öncelikle aile içinde öğrenilir, ebeveynler olarak dikkat edelim ki çocuklarımızda da sağlıklı beslenme kültürü gelişsin,
  2. Yeni doğanları mutlaka anne sütü ile besleyelim,
  3. Her ateşi çıkan çocuğumuza öncelikle antibiyotik vermeyelim,
  4. Her sabah mutlaka kahvaltı ederek hayata başlayalım,
  5. Bizleri hareketsiz kılan araç, asansör gibi taşıyıcı imkânlardan uzak duralım,
  6. Mümkünse yürüyelim,
  7. Spor ve hareketli yaşamı hayatımızın bir parçası yapalım
  8. Eğitimciler, Aile Hekimleri başta olmak üzere koruyucu sağlık üzerine etkisi olan tüm kesimler sağlıklı beslenme kültürünü geliştirmeli, toplumu eğitmeli ve bu eğitim hizmetini bir ibadet olarak görmelidir.

Sağlıklı bir gelecek için "ÇOCUKLARIMIZA ÖDÜL OLARAK ŞEKER VEREREK HASTA ETMEYELİM."

Bu öneriye uyalım ve bu öneriyi çevremizle paylaşalım...