Anlaşılmayı beklemeyin, 'anlamayı' deneyin...

Dr. Feza Şen 21 Ağustos 2018 Salı, 08:10

Anlamak; birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek...

Hep anlaşılmadığımızdan, yanlış anlaşıldığımızdan bahsederiz.

Ama birçok zaman "Etrafımızı ne kadar anlamaya çalışıyoruz" diye kendimize sormayız bile.

Kendimiz olarak "yapmadığımızı" hep karşıdan bekleriz. ,

Anlaşılmak için anlamalıyız. Anlaşılmanın başlangıcı anlamaktır.

Anlaşılmak yerine anlamayı tercih edenler, hayattan zevk alanlardır aslında...

Ünlü Fransız filozof ve tarihçi Ernest Renan der ki; "Bu dünyaya anlaşılmak için değil, anlamak için geldik. Anlaşılamamanın üzüntüsünü duyacağımız yerde, bütün ruhumuzla başkalarını anlamaya çalışsak, hayat ne kadar güzel olurdu..."

Anlaşılmayı beklemek, bencilliğimizdir. Vermeden almayı istemektir.

Birey, doğası gereği bencildir ve kendini koruma içgüdüsü onun ana eğilimidir ve bu da başka insanlarla çatışmasına neden olur. İşte anlaşılmayı anlamaya tercih ettiğimiz nokta bencilliğimizdir.

Her şeyden önce dinlemeye istekli olmalıyız. Siz konuşurken karşı tarafın dinleme becerisi de doğru anlaşılıp anlaşılmadığınızı etkiler. Eğer siz kendinizi doğru, açıkça ifade edebiliyorsanız ve karşınızdakinin de sizi dinleme isteği varsa kendi açınızdan doğru anlaşılırsınız. Şunu da unutmayın ki siz açıkça belirtmedikçe karşı taraf söylediklerinizi her zaman kendi algı dünyasına göre yorumlayacaktır.

"Ne kadar anlatırsan anlat, ancak karşındakinin anladığı kadar anlaşılırsın" gerçeğini kabul ediyorsak ve insan beynininçevreyi tanımayı, neden sonuç ilişkisini öğrenmeyi, başka bir insanla anlaşıp, tartışarak, ona bir şeyler verip bir şeyler almayı sağlayacak yapıda olduğunu biliyorsak vakit geçirdiğimiz kişilerin gelişimimiz açısından ne kadar önemli olduğunu anlarız.

"En çok vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalaması bir hayata sahipsin" diyor JimRhon. Ne kadar doğru bir söz aslında... Bulunduğunuz ortamın seviyesini ya siz yukarı çekersiniz ya da ortam sizin seviyenizi küçültmeye başlar.

Gelin hayatınızda bir başlangıç yapın, anlamayı öncelikleyin, anlaşılmayı bir kenara bırakarak...

Anlamak, şu anda olanları doğru değerlendirmeyi ve dolayısıyla geleceği doğru öngörmeyi sağlar.

Anlama kanalları tıkanmış bireyler ve bu bireylerden oluşan yönetimler; geleceğin hazırladığı tuzakları öngöremedikleri ve anlayamadıkları için, tarih sayfalarında acı öyküleriyle yerlerini alırlar...

"Anlamayı;""anlaşılmaya" tercih etmeniz ile ilgili ne güzel söylenmiş öneriler var...

  1. Lord Byron; "Siz kendiniz meseleyi anlamadıkça, onu başkasına anlatamazsınız."
  2. Marie Curie; "Hayatta hiçbir şeyden korkmayın, yalnız her şeyi anlamaya çalışın."
  3. Alain; "Sıhhatli bir insan yalnızca idrakleri olan adamdır, sinirleri zayıf olan bir insanın ise artık idrakleri yoktur."
  4. AlexisCarrel; "Anlamak istemedikleri için anlamayanlara gelince onlardan yüz çevirin, onlar affedilmez bir hata işliyorlar."
  5. Montaigne; "İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır." 

Ve hatırlayın,

  1. Wofgang Van Goethe; "İnsan, anlamadığı şeye sahip olamaz."

Karşındakini anlamak, karşındakince anlaşılmak; Kelimelerin yetmediği, Sözün tükendiği anda, Bakışında, Gülümsemesinde, Yüreğinde bulmak bir şeyleri...

Anlamaya çalışın, anlayın, anladıkça eşyadan uzaklaşın, sadeleşin, mutluluğu yakalayın...

Mutlu bayramlar...