AB sağlık harcamalarının % 20'si israf...

Dr. Feza Şen 31 Temmuz 2019 Çarşamba, 07:30

Bu yılın Şubat ayında Avrupa Komisyonu ve OECD "Bir bakışta sağlık: Avrupa 2018" isimli bir rapor yayınladı. Bu rapor, AB'ye üye ülkelerde sunulan sağlık hizmetleri hakkında bir değerlendirmedir.

Sağlık hizmetlerinde yatırım ve yönetim süreçlerine yön veren bir sağlık stratejisti olarak bu raporun ilk bölümünün ikinci alt bölümünü önemsiyorum. Çünkü raporun bu bölümünde, AB ülkelerinde yapılan sağlık harcamalarının beşte birinin gereksiz testler ve tedavilerden oluştuğundan bahsediliyor...

Bildiğimiz gibi tüm ülkelerde sağlık hizmetlerine kamu tarafından yapılan harcamalar GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) içindeki oranı ile ölçülüyor. Bu oran birçok Avrupa ülkesinde % 10'nun üzerinde... Fransa ve Almanya'da bu oran % 11'leri aşmışken İsveç, Avusturya, Danimarka ve Hollanda'da ise       % 10'nun üzerinde. AB ülkelerinde sağlık harcamalarının GSYİH'ya oranı ortalama % 9,6 düzeyinde...

Sağlık hizmetlerinde israfı azaltmak için iki nokta işaret ediliyor.

  1. Tedavi edici sağlık hizmeti sunumu esnasında hastanelerde ve/veya diğer 2.ve 3. Basamak sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetlere odaklanılması.
  2. Hastaların kullandığı ilaç ve tıbbi malzemelere yapılan ödemelerin kontrol altına alınması...

Sizlerle raporda yer alan çarpıcı önerileri paylaşmak istiyorum.

  1. Hastaneler; sağlık sisteminin vazgeçilmez bileşeni olup hastanelerde tüketilen kaynakların verimli kullanılması için özellikle kronik hastalıklara yönelik koruyucu bakım ve hizmetlerin toplu düzeyinde artırılarak bu hastaların hastane yatış (kalış)  günlerinin azaltılması öneriliyor.

  1. Sağlık hizmetlerinde israfı önlerken sunulan sağlık hizmetinin kalitesinden ödün verilmemesi hususunda da uyarıyor ve sağlık sistemini yönetenlerin, sağlık hizmetini sunan bireylere gereksiz soruşturma yapılması ve uygulanan prosedürlerinin azaltılmasına dikkat çekiyor.

  1. Sağlık hizmetlerinde yapılan ameliyatların gün içerisinde sunulan operasyonlar olarak uygulanmasını ve mümkünse aynı gün hastaların hastanelerden taburcu edilerek gerekiyorsa evde bakım hizmetleri ile gereken sağlık bakımlarının evde yapılmasını öneriyorlar. Bu hususta yapılan istatistiki incelemelerde günübirlik cerrahi operasyonla tedavi olabilecek birçok vakanın daha uzun süre hastanelerde kaldığını tespit etmişler. Evde bakım hizmetleri hususunda hastanelerinde bu hizmetleri sunmaya odaklanmasını bir reform olarak önemsiyorlar.

  1. Ayrıca ameliyat olan hastaların sonraki günlerde yapılan kontrol testlerini hastaneden taburcu olduktan sonra yapılmasını ve birinci basamakta sunulan sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin de fayda sağlayacağını ifade ediyorlar.

  1. Gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi ile birlikte aynı ilacın daha ekonomik olan eşdeğerlerinin kullanılması gerektiğini ve bireylerin gereksiz ilaç kullanmasının önüne geçilmesini vurguluyorlar.

  1. Hekimler tarafında düzenlenen reçetelerin daha rasyonel koşullarda düzenlendiğinin takip edilmesinin de önemini vurguluyorlar. Bu önlemin uygulanabilmesi için hekimlerin paydaş olarak daha çok katılımının sağlanması ve hekimlerle etkili iletişim yapılmasının önemli olduğunun altını çiziyorlar.

Bahsettiğim raporu detaylı incelemek isteyenler için:

https://ec.europa.eu/health/sites/health/files/state/docs/2018_healthatglance_rep_en.pdf

AB ülkelerinde sağlık harcamalarının GSYİH' ya oranının ortalaması 9,6 iken bu oran ülkemizde ise son yıllarda % 4 civarında... Ve bu rapor da gösteriyor ki; gelişmiş ve zengin AB ülkeleri bile artan sağlık harcamalarının ekonomi üzerinde oluşan yükünden rahatsız...

Bu raporu okuyunca gördüm ki;

  1. Bizden ekonomik olarak daha iyi durumda olan AB ülkeleri bile sağlık hizmetlerine harcanan gereksiz bedellerden rahatsızken biz yılda neden 9 defa doktora gidiyoruz? Bu kadar hasta mıyız?
  2. AB ülkeleri bile birçok ameliyatın günübirlik cerrahi olarak yapılmasını ve hastanede yatışların azaltılmasını hedeflerken neden bizler devasa binaları olan Şehir Hastanelerini yapmaya devam ediyoruz?