İnsani gücü devre dışı bırakan proje: 'Endüstriyel devrim'

Atilla Akbaş 10 Eylül 2021 Cuma, 07:30

İlk olarak İngiltere'de 1720'den itibaren bir dizi buluşun çeşitli iş kollarında insan yaşamına etki etmesiyle başlar Dünya Sanayi Devrimi.

Çocukluğumuzda seyrettiğimiz Charlie Chaplin filmlerinin geçtiği zamanlardır o yıllar.  

Yönetici ve emekçi kavramının yeni yeni oturtulmaya başlandığı, emir komuta zincirinin iş hayatına ilk kez dahil edildiği o dönemi, yaşanan aksaklıkları ve ardı sıra gelişen trajikomik olayları eski, hızlı çekim bu filmlerde görmek mümkündür.

Başka bir ifadeyle ise önümüzdeki geçiş dönemini; İnsan ve Hayvan gücüne dayalı üretim tarzının yerini, Makineli Üretim anlayışına terk etmesi olarak da açıklayabiliriz.  

Sanayide Devrim niteliğindeki ilk yenilik, Su ve Buhar gücünün insan hayatına dokunmasıyla başlar. Netice de 1. Sanayi Devrimi kömür enerjisine dayandırılmıştır.

Elektriğin bulunması ise 2. Sanayi devrimi olarak kabul edilir. Bu yaşam tarzı ile insan ufku genişlemiş, nüfus artışları tavan yaparak şehirler kalabalıklaşmış, kazanma ve para harcamanın hayatlara yerleşmesiyle hayat standartları da aynı paralellikte yükselmiştir.

Üretim ve tüketimde artık büyük rakamlar telaffuz edilmeye başlanmıştır.

Mekanik gücün daha fazla kullanılması daha fazla hammaddeye, o da üretimin fazlalaşmasına ve direkt olarak ta; sanayi alanlarında çalışanların artışına ve daha çok firma ihtiyacına kapı aralamış, fabrikaları teknolojik üretim merkezleri haline dönüştürmüştür.

Bilim ve Tekniğin ilerleyerek üretim teknolojilerine uygulanması devlet politikalarına da sirayet etmiş, ülkeler bu paralelde büyümeyi ilke edinmişlerdir.

Öte yandan sanayi devriminin tüm dünyaya ilk olarak İngiltere'den sıçramasının da bazı nedenlere bağlı olduğunu açıklamakta fayda var.  

18. asır ile birlikte Büyük Britanya "Dünya'nın Atölyesi" olma yolunda oldukça önemli adımlar atarak bu işin öncüsü olmuştur.

Tekstil ve Tarım alanında yapılan yenilikler sermaye varlığı ile geliştirilince İngilizler bu anlamda lokomotif ülke oldular ve dünyayı arkalarına alarak yönlendirdiler.

Ülkedeki yeraltı zenginliklerinin çıkarılmasında yaşananlarsa, elbette bu durumun üstüne koyan etkenlerdir.

İngilizlerin kendilerini dünyada öne çıkaran erken yol alma sebeplerinden bir diğerini ise "Donanma Gücü'nün etkisine bağlayabiliriz.

Bu deniz savunma gücüyle uzak diyarlara ulaşıldı ve talan ile birlikte kaynak ve pazar sorununu çözüldü. (!)

Ayrıca İngiliz üst aklının icatları tespit eden ve koruyan bir patent sistemi kurması, finansal yapıyı geliştirmesi, kapitalizme olan olumlu yaklaşımları ve yasal alt yapıyı hayata geçirmeleri bu ilerlemenin en temel taşları olarak sıralanabilir.

Bu arada İngiliz Milletinin de finansal başarıya önem vermesini, bu zenginliğin sebepleri olarak görmek gerekir.

Dijital Devrim olarak nitelendirilen 3. Sanayi Devrimi ise yaşamlara elektroniği eklemiştir. Bu eklenti sayesinde insanoğlu bilgisayarlarla daha hızlı ve otomatik bir süreçte yarışır bulmuştur kendisini.

O dakikadan itibaren de adeta makineleşen insan gücü hızını daha bir arttırır ve gelişim de gaz kesmeden sürekli üstüne koyarak zamanla yarışır olmuştur. Artık insanların zaman algısı değişmiş ve dünya teknoloji sayesinde daha da küçülmüştür.   

Günümüzde ise "Endüstri 4.0" olarak tanımlanan 4. Sanayi Devrimine adım atıldı.

Endüstri 4.0 halen devam eden üretim anlayışının teknolojik gelişmelerle desteklenerek yeniden hayata geçirilmesidir. Dolaylı amacı ise "İnsan gücünü fiziksel düzeyden beyinsel düzeye sıçratmaktır".

Amaç, sermaye gücünün düşürülüp her şeyi akıllı üretim sistemleri, otomasyon, dijitalleşme ve teknoloji üzerine kurgulamaktır.

Böylece dünyayı yöneten baronlar insan iş gücüne daha az ücret ödeyecek ve sermayeden tasarruf ederek aynı iş gücünü hatta daha da fazlasını az bir maliyetle  elde edeceklerdir. Gelinmek istenen son nokta budur.

Bugün bilinçli olarak insanoğlunun başına bela edilen Covid-19 virüsünün yerine  yarın bir başka hastalığın gelme olasılığı yüksektir. Amaçlarının yeryüzündeki insan variyetinin 500 milyonun altına indirmek olduğunu zaten dolaylı da olsa bildirmişlerdir.  Bill Gates gibi insan (!) müsveddelerin son planıdır bu. Şimdilik yaptıkları ise hayatı kolaylaştırmak adına hayatı ele geçirmektir.

Bugün son sanayi akımı olarak değer gören Endüstri 4.0'a ya ise Almanya öncülük ediyor. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde Almanya'da verimlilik artışının 150 milyar €'ya ulaşacağı Alman basınında tartışmaya açıldı bile. Almanlar yeni döneme böyle bir avantajla başlayacaklar. Diğer Avrupa ülkeleri ve Okyanus ötesi de bu süreç için zeminini çoktan oluşturdu.

Endüstri 4.0'da Big Data denilen büyük verinin işlevi oldukça önemlidir.

Peki nedir bu Big Data /Büyük veri?

İnternet ağlarının her noktaya ulaşmasıyla sanal ortam ve medyanın büyümesi sonucu saklanması gereken yerli yersiz bütün bilgiler hızla çoğalmıştır.

Bugün bu veriler bir şekilde kaydedilerek depolanmakta ve insanlar sanal bir çizgi ile çevrelenmektedirler.

Yapılan toplumsal medya paylaşımları, bloglar, videolar ve dosyalanan gerçek kişisel bilgiler malum kesimin bilgi depolarına çoktan kaydedildi bile.

Eskiden bilgi çöpü olarak nitelendirilen veriler bugün art niyetli olarak kullanılmak ve kitlelerin yönlendirilmesi amacıyla önemli bir hazine sandığına dönüşmüş durumda.  Gün boyu internette girilen her site ve tıklanan her nokta takiplerinde.

İşte Big Data'yı ayıran özellik ve gelen büyük gizemli başarıları. (!) Amaçları ise "Büyük Veri'yi analiz edebilmek ve bunun sonuçlarına göre aksiyon almak".

Gelecek dünyanın kadife kutuda saklanan gizemi işte bu.

Yatırımcılar, Teknoloji Girişimcileri ve Medya Markaları bu konu üzerinde odaklanarak yeni fırsatların peşine düştüler.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu pazarın 50 milyar $'ı aşması bekleniyor.

Yıllık veri hacminin artışı bugün için %70'lerin üzerinde. Sosyal mecralarda paylaşılan bilgiler ve arama motorlarında yapılan aramalar ise tahminler ötesinde her geçen gün katlanarak büyüyor.

Mesleki alanlarda, bilimsel çalışmalarda, yapılan araştırmalarda, hatta günlük ticarette en büyük yardımcı artık Big Data denen sözde kolaylaştırıcı düzeneklerdir.

Tasarlanan bu yeni düzen sayesinde lojistik hizmetler artık tam zamanında ulaşacak ve zaman kaybı minimize edilecektir. Ancak bütün bu gelişimci etmenler işsizliği tetikleyecek ve insan yaşamı tehdit edilir hale gelecektir.

Böylece işçinin emek gücünden teknolojinin kontrolündeki seri makine işlevine transfer olunacak, sanayi farklı daha nitelikli değerler at başı koşacaklardır. Şirketler içindeki bu entegrasyona kanelize olanlar da bu savaştan zaferle çıkacaklardır.

Özellikle müşteri ilişkilerinin asıl ilgilendiği nokta olan Doğru ürün ve hizmeti doğru müşteriye doğru kanalla ve doğru zaman da buluşturma stratejisi bu zamanın yol haritası niteliğinde hedefi vuracaktır.

Tüm marka ve marka olma çabasına giren kurumlar ve e-ticaret firmaları Big Data'yı yoğun biçimde kullanacaklar ve kendilerini bir bilinmeze bağlayan sözleşmeye imza atar atmaz zamana uyarak, aslında çarkın dişlisine kendilerini kaptıracaklar.  Sonuç olarak siber sistemin kendi başına karar alma kabiliyeti zaman içinde insansız üretim sistemlerini oluşturacak ve insan kontrolü sadece istisnai durumlarda devreye girecek.