Düşman toplanıyor sebat edelim

Atilla Akbaş 15 Ekim 2021 Cuma, 07:30

Borç batağından çıkamayan, ekonomik krizlerin ardı sıra geldiği Yunanistan, halkının tüm feryatlarına rağmen kendini silah deposuna dönüştürmekte kararlı.

Fransa ile gerçekleştirilen "Askeri ve Siyasi Himaye" antlaşmasıyla hükümet ülke tapusunun yarısını Fransa'ya verdi. Paris Antlaşması gereği Yunanlılara artık Fransızlar kol kanat gerecek.

Parlamento'da onaylanan bu karara karşı çıkan Çipras "Bugün ezeli rakibimiz Türkiye kendi savunma sanayiinde çığır açtı. İhtiyacının %75'ini kendi ürettiği gibi ihracat yapmaya da başladı. Buna karşılık bizler ise bu konuda hiçbir şey üretemediğimiz gibi kendimizi pazarlama yoluna girdik" dedi.

Çipras konuşmasını devamında Avrupa'nın Yunanistan'ı silahlandırmak suretiyle borç batağına sürüklediğini de iddia ederek, dış borçlarının %210'a ulaştığını, Türkiye'nin ise aynı paraleldeki dış borcunun ise %37'lerde olduğunu belirtti.

Yunanlı siyasilerin kendi halklarına karşı Türkiye kalkanını öne çıkarmaları yılların geleneksel âdeti. Oysa ülke krizden krize giriyor. Yunanistan ekonomisi 2020'de %8,5 küçülürken AB'nin sağladığı kredilerin geri ödemesi 2021 itibariyle 11,5 milyar €'yu buldu. Yani sözün özü komşu her türlü batıyor. Ya silah alarak ya da kışla olarak.

Rakamlar ülkenin baş aşağı gittiğini söylerken onlarsa geleceklerini ipotekliyorlar.

Bütün bu olan bitenin sonunda zavallı komşu sanıyor ki; İstanbul kendilerine geçecek. Savaş pilotlarının omuzlarındaki İstanbul armaları daha başka neyi ifade edebilir ki? Biz büyük savaşı güney sınırımızdan bekliyoruz ama tarih tekerrürden ibaret. Bu ihtimali de kollamak gerek. Sonuçta ne olacak Amerika Yunanistan'ı harcatacak bize. 

Bir yandan Fransa, öte yandan Birleşik Devletler yaptıkları anlaşmalarla Yunanistan'ı göbekten esir aldılar. Okyanus ötesinin emperyalizmi zaten büyük saldırıya hazırlanmak için zemin arıyordu. Onu da burnumuzun dibindeki Yunan adalarına konuşlanarak buldu. Önceki yazılarımda da dile getirmiştim. Bugünkü Yunanistan'ı kuranlar zaten emperyalizmin babaları. O yüzden Yunanlılar batının elindeki oyuncaktan farksız. Londra borsasından 3 milyon pound para ile kurulan bir ülkenin sahipleri muhatabımız. Hedefleri elbette bölünmüş, küçültülmüş bir Türkiye. İlk adımdaki gayeleri bizi hareketsiz kılmak. Ayrıca S-400 rahatsızlıkları da altını dolduramadıkları bahaneleri.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı komşuya destek veren Macron, Birleşik Devletler, Avustralya, Britanya arasındaki AUKUS askeri ittifakının kurulması kapsamında Avustralya'nın Fransa ile on milyarlarca €'luk denizaltı anlaşmasının iptal olduğu kriz ortamında ihaleyi yine borç batağındaki Yunanistan'a bırakarak eleştirilerden kurtuldu. Macron'un Elysee Sarayında Miçotakis'i ağırladığı toplantıda jet uçağı ve fırkateyn anlaşması da yaptı. Oysa daha geçen yıl bu ikili aynı tip uçakların transferini gerçekleştirmişti.

Macron yaptığı açıklamada bu silahlanmaların belli bir ülkeyi hedef alamadığını yalnız AB'nin dış sınırını oluşturan Yunanistan'ı koruduğunu söylese de; toplantıyı takip eden gazetecilerden geçer not alamadı.

Batı tarafında durum bundan ibaret. Sürekli olarak yeni yapılanmalar yeni anlaşmalar birbirini kovalıyor. Ancak birbirlerine dayanarak güç alıyor, güçlü olduklarına inanıyorlar.

Şuan aklı selim Müslüman coğrafyalar da, ismimizin geçmesi, ümmetin bizi çare olarak görmesi bile onlar için büyük sıkıntı. Adım adım komşu üzerinden bize gözdağı vermenin peşine düşmüşler. Temkinli beklemekte fayda var.