Filozof olmaya gerek yok

Aslı Orcan 13 Ocak 2021 Çarşamba, 07:30

"Mutlaka evlenin, eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Kötü çıkarsa filozof olursunuz." diyor Sokrates. Her şeyde olduğu gibi evliliğin de zor olanı insanı olgunlaştırıyor sanırım. Tabi ki; mücadele ruhuna sahipsek! Her durumun iki seçeneği vardır; savaş ya da kaç! Peki bu evlilik için ne kadar geçerli? Kimi en küçük dalgada gemiyi terk ederken, kimi en çetin fırtınalara bile meydan okuyor. Kimi de su alan gemide halâ dümen tutmaya çalışıyor. Peki böyle bir durum varsa ne yapacağız? İnsanı yıpratan, kişiliğinden ödün vermesine neden olan her ilişki gözden geçirilmelidir. Gözden geçirilmeli ki; çözüm ve telafi yolları bulunabilsin.

Asıl farkında olmamız gereken doğru hamleyi yapıp yapmadığımızdır. Yani gerçekten gemiyi terk etmeli miyiz? Ya da yama yapıp durduğumuz gemi sürekli bir yerlerden su almaya devam ediyorsa, bu mücadelemiz ne kadar akılcı? Şunu kesin ve net söyleyebilirim ki; en acı olan insanların aldığı yanlış kararlardır. Yani çoktan bitmiş bir evliliğin içinde hala hayatta olduğunu sanan insanlar, ya da incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden darmadağın olmuş yuvalar! Hayat, doğru mücadeleyi verdiğimiz sürece anlam kazanır. Doğru amaca, doğru insana ya da doğru öğretiye yapılan her mücadele bizi güçlendirir ve olgunlaştırır. İnsanı tüketen şey "boşa kürek çekmektir!" İşte bu nokta da şunu eklemek istiyorum.

Evlilik için hiçbir zaman boşa kürek çekmek diye bir şey yoktur. Çünkü bir yuvayı ayakta tutmak için birçok sebep vardır. Ama ne yazık ki yıkmak için bazen tek bir sebep bile yeterli. Kişi adına boşa kürek çekiyor olabiliriz. Kime ne için katlandığımız çok önemli! Şunu her zaman bilmeliyiz ki; kimseyi değiştiremeyiz ve bir kalıba sokamayız! Bir de doğru açıdan bakamıyorsak, işte o noktada her şey çekilmez olur. Hayatta her şeyin bir alternatifi daha vardır evet! Mühim olan biz o alternatifi ya da alternatifleri denedik mi ve gerçekten doğru olan bunlar mı? İki insanın paylaştığı bir hayatta sorun olmasın, anlaşmazlık olmasın diye beklemek anlamsızdır. İki farklı hayattan kopup gelmiş bu iki insanı, apayrı dili konuşan iki kişi olarak düşünün. Birbirlerinin dilini öğrenmeleri uzun bir zaman alır.

Evlilik, aynı dili konuşmaya başladığımızda rayına oturur. Sanırım aynı dili konuşmayı başardığımızda, zaten filozof olmuşuz demektir. İnsan hayatta tercihlerini yaşar ve sonra da tercihlerinden şikâyet eder. Bir kez daha durup düşünmek için her zaman fırsat vardır. Umarım ki anlatmak istediklerimden payınıza düşeni almanız için filozof olmanıza gerek kalmamıştır.

Sağlıcakla ve farkındalıkla kalın.