Tedbiri elden bırakıp aşıdan medet ummak...

Arzu Maral 10 Eylül 2020 Perşembe, 07:30

Pandemi süreciyle birlikte bir aşı merakı aldı başını gidiyor.

Henüz korona virüse karşı bir aşı geliştirilemezken, halkımızın büyük bir çoğunluğu devayı grip ve zatürre aşısında arıyor.

Eczanelerde uzun aşı listeleri hazırlanmış durumda.

***

Mutlaka bu aşıların etkili olduğu hastalıklar vardır.

Ancak...

Bunu yapınca her şey halloluyormuş gibi bir psikoloji dolaşıyor sanki...

Dün aile hekimlerinden önemli bir çağrı geldi.

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Tamur, zatürre aşısı talebiyle aile hekimlerine başvuran vatandaşlara şöyle seslendi:

"Korona virüse karşı uyguladığımız bir aşı yoktur. Halkımızın zatürre olarak bildiği ve bizim ülkemizde çocukluk aşıları içinde rutin olarak uyguladığımız, bir süredir de 65 yaşın üstündeki vatandaşlarımızla belirli risk grubuna dahil hastalarımıza yaptığımız KPA aşısının da korona virüse karşı bir etkisinin olmadığını, uygulanmasının korona virüsten bağımsız yapıldığını belirtmek gerekmektedir."

Korona virüsün zatürreye yol açabilmesinin, vatandaşlarda bu aşıya ilgiyi arttırdığını belirten Temur şöyle devam etti:

"Bu algı ile halkımız aile hekimlerine aşı yaptırmak için başvurmaya başlamıştır. Bu talebin tümünün karşılanması mümkün değildir. Aşı yapılacak gruplar Sağlık Bakanlığınca belirlenmiştir. Ayrıca bu başvurular halkımızın gereksiz yere bir sağlık kurumuna, yani hasta olması muhtemel kişilerin bulunduğu bir yere gelmesine neden olmaktadır. Bu da aslında vatandaşlarımızın korona virüse yakalanma ihtimalini artırmaktadır."

Açıklamalara bakılırsa;

Hastalığın en fazla bulaşma riski olduğu yer olan hastanelerde, sağlıklı olmamıza rağmen şifa aramak çok da mantıklı durmuyor.

Bize gerçek bir korona virüs aşısı bulunana kadar düşen görevler belli:

Maske, sosyal mesafe, kalabalık ortamlardan uzak durmak ve sağlıklı beslenmek.

Tüm bunları es geçip, kulaktan kulağa dolaşan bilgilere uymak, panik havasını daha da arttırıyor.

Öncelikle biz üzerimize düşenleri yapalım ardından farklı duyumları da (Mantığımıza uyan) deneyebiliriz.

Unutmayalım ki...

Alacağımız basit tedbirler bile hastalığın riskini en aza indirmeye yetiyor.