Lütfen empatiyi elden bırakmayalım

Arzu Maral 12 Eylül 2021 Pazar, 07:30

Son yıllarda insanlarımızda tahammül sınırının artık iyice düştüğünü görüyoruz.

Hastanede, markette, parkta, mağazalarda kısacası tüm kamusal alanlarda birbiriyle tartışan insanlara rastlamak mümkün.

Biraz kulak kesilip tartışmanın nedenini öğrendiğinizde ise incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler karşınıza çıkıyor.

Trafikteki atışmaları ise saymıyorum bile.

Kornaya öfkeyle basanlara artık çok alıştık.  Bunun haricinde yanında ailesi olsa bile kavgaya tutuşanları ibret ve hayretle izliyoruz.

Tabi yollarda da; yine önemsiz konulardan çıkan kavgalara rastlıyoruz.

Halbuki...

Mutlu bir toplumsal yaşamın temeli karşılıklı hoşgörü ve saygıdır.

Bu cennet vatanda; dostça ve kardeşçe yaşamak varken niye birbirimizi önemsiz konular yüzünden üzüyoruz?

Unutmayalım ki iki günlük dünyada yaşıyoruz!

Yolda, çarşıda-pazarda...

Dikkatsiz birinin hatasını yüzüne vurmak hatta ona hakaret etmek yerine hafif bir tebessümle tepkimizi nazik bir şekilde göstersek neyimiz eksilir?

'Arif olan anlar' demiş büyüklerimiz.

Biz tepkimizi kendimize yakışır bir şekilde gösterelim.

Bırakalım gerisi karşısının anlayışına kalsın.

Zorla, hakaretle hatta hatta saldırıyla kimseyi hizaya sokamayacağımızı artık anlamalıyız.

Bir de...

Anlık öfkelerin hiç akla gelmeyecek derecede kötü sonuçlarının olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.

Zaten, pandemiden dolayı zor bir süreçten geçiyoruz.

Herkesin yaşam mücadelesi, acısı, telaşı kendine.

Herkesin hayatını dört dörtlük sanmayalım.

Uygar toplumlar birbirleriyle olan ilişkilerinden anlaşılır.

Türk insanı hoşgörülüdür, önce karşısındakine yardımı düşünür ve öyle hareket eder.

Ben merkezci bir yaklaşımın bizim kültürümüze yeri olmadığını bilip toplumsal yaşamımızı bu şekilde belirleyelim.

Ayrıca...

Bizim davranışlarımızın geleceğimiz olan çocuklarımıza da aynı şekilde yansıdığının farkına varmalıyız.

Mutlu ve huzurlu bir yaşam için empati yönümüzü ön planda tutarak adımlarımızı şekillendirelim lütfen.