Yargıtay, istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ifadesini kullanan işçinin kıdem tazminatı talebine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işverenden kaynaklanan haklı bir fesih nedeni ispatlanamadığı için tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti.
Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 15:45
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 15:48
Kaynak:
İHA
Bir inşaat firmasının yurtdışı şantiyesinde çalışan K.L. isimli işçi, ‘kişisel sebeplerle’ gerekçe göstererek istifa etti. Yurda dönen işçi, ilk iş olarak İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Hizmet süresi boyunca ücretlerin süresinde ve tam ödenmediğini, ücret alacakları bulunduğunu, tazminat ve alacaklara hak kazandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ile genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.
Davalı şirket avukatı da iş ilişkisinin davacının istifası ile sona erdiğini, dolayısıyla tazminat hakkının doğmadığını, yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun sözleşme ile belirlendiğini, davacının çalışmasının günlük 8 saati aşmadığını, çalıştığı ülkedeki hafta tatili günlerinde çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istedi.
Davacının el yazılı dilekçesinde "kişisel sebepler" nedeniyle çıkış ve istifanın kabulünü istediğine dikkat çeken İş Mahkemesi, kıdem ve ihbar tazminatını reddetti. Davacı avukatı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ibaresi bulunmasına rağmen, bu ayrılışın ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih sayılıp kıdem tazminatı verilmesine hükmetti.
Kararın işveren tarafından temyiz edilmesiyle devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Davacının işten kişisel sebepler ileri sürerek ayrıldığı, istifa dilekçesinde işçilik alacaklarının ödenmediğinden bahsetmediği, işveren yetkililerince iradesinin fesada uğratıldığını da ispat edemediği anlaşıldığı hatırlatıldı.
Yargıtay kararında, ‘İstifa dilekçesindeki kişisel sebep ifadesi, işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sebep olmayıp davacının kendisine ait özel bir durumu ifade eder. Bu durumda haklı fesih sebebi olarak kabul edilemeyecek kişisel sebepleri gerekçe göstererek işten ayrılan davacının, kıdem tazminatı alacağına yönelik talebinin reddi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçeyle talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verildi’ denildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İstifa dilekçesine dikkat! Tazminat hakkını kaybedebilirsiniz
Yargıtay, istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ifadesini kullanan işçinin kıdem tazminatı talebine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işverenden kaynaklanan haklı bir fesih nedeni ispatlanamadığı için tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti.
Bir inşaat firmasının yurtdışı şantiyesinde çalışan K.L. isimli işçi, ‘kişisel sebeplerle’ gerekçe göstererek istifa etti. Yurda dönen işçi, ilk iş olarak İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Hizmet süresi boyunca ücretlerin süresinde ve tam ödenmediğini, ücret alacakları bulunduğunu, tazminat ve alacaklara hak kazandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ile genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.
Davalı şirket avukatı da iş ilişkisinin davacının istifası ile sona erdiğini, dolayısıyla tazminat hakkının doğmadığını, yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun sözleşme ile belirlendiğini, davacının çalışmasının günlük 8 saati aşmadığını, çalıştığı ülkedeki hafta tatili günlerinde çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istedi.
Davacının el yazılı dilekçesinde "kişisel sebepler" nedeniyle çıkış ve istifanın kabulünü istediğine dikkat çeken İş Mahkemesi, kıdem ve ihbar tazminatını reddetti. Davacı avukatı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ibaresi bulunmasına rağmen, bu ayrılışın ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih sayılıp kıdem tazminatı verilmesine hükmetti.
Kararın işveren tarafından temyiz edilmesiyle devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Davacının işten kişisel sebepler ileri sürerek ayrıldığı, istifa dilekçesinde işçilik alacaklarının ödenmediğinden bahsetmediği, işveren yetkililerince iradesinin fesada uğratıldığını da ispat edemediği anlaşıldığı hatırlatıldı.
Yargıtay kararında, ‘İstifa dilekçesindeki kişisel sebep ifadesi, işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sebep olmayıp davacının kendisine ait özel bir durumu ifade eder. Bu durumda haklı fesih sebebi olarak kabul edilemeyecek kişisel sebepleri gerekçe göstererek işten ayrılan davacının, kıdem tazminatı alacağına yönelik talebinin reddi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçeyle talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verildi’ denildi.
Kaynak: İHA
Son Haberler
TOKİ’den dev konut hamlesi: Bursa zirvede yer aldı
Bursa su kesintisi listesi – 9 Haziran 2026 Salı
Dijital çağda medya dünyasında kadının rolü Bursa’da tartışılacak