Topkapı’nın saklı geçidi gün yüzüne çıkıyor

Topkapı Sarayı’nın gizemli koridorları sanatla buluşuyor. Mabeyn ile Harem-i Hümayun’u birbirine bağlayan tarihi geçit, aslına uygun şekilde restore edilerek bir sanat galerisine dönüştürüldü.

Haber Giriş Tarihi: 24.12.2025 16:51
Haber Güncellenme Tarihi: 24.12.2025 16:51

İznik ve Kütahya merkezli üretimler, galeride kronolojik ve tematik bir düzenle bir araya getiriliyor. Bu yerleşim, çini sanatındaki teknik gelişimi ve üslup farklılaşmasını, saray mimarisindeki işleviyle birlikte bütüncül bir anlatı içinde sunuyor.

Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, galerinin açılışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Mabeyn Yolu'nun Topkapı Sarayı'nın gizemli köşelerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Burası padişahın özel kullandığı dairelerle, haremi birbirine bağlayan çok önemli bir koridor ama daha sonraki yüzyıllarda kullanım dışında kalmış ve uzun yıllar unutulmuş bir mekandı." açıklamasında bulundu.

TARİHİ KORİDOR ‘ÇİNİ MÜZESİNE' DÖNÜŞTÜ

Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, restorasyon projesiyle birlikte sarayın tarihi koridorunun adeta bir 'çini müzesine' dönüştüğünü belirtti. Topkapı Sarayı’nın, özellikle çini sanatının zirve noktası olan 16. yüzyıla ait eşsiz örneklere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yıldız, mekanların ruhunu belirleyen bu dekoratif unsurların artık özel bir galeri düzeniyle sergilendiğini vurguladı.

DAHA ÖNCE GÖRÜLMEYEN ÇİNİLER BU GALERİDE

Galeride sergilenen çinilerin önemli bir bölümünün daha önce depolarda bulunduğunu hatırlatan Yıldız, bu eserlerin ziyaretçilerle buluşturulmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Sarayın tarihini ve koleksiyonlarını bir bütün olarak anlamanın, bu özel çiniler görülmeden mümkün olmadığını belirten Yıldız, mekân seçiminin de bu nedenle anlamlı olduğunu ifade etti.

OSMANLI PADİŞAHLARININ İSİMLERİ 16. YÜZYIL ÇİNİSİYLE YAŞATILIYOR

Yıldız, Mabeyn Yolu’nda Osman Gazi’den Sultan II. Selim’e uzanan Osmanlı padişahlarının isimlerinin 16. yüzyıla ait bir çini kompozisyonu içinde bir arada yer aldığını belirtti. Yaklaşık üç yıl süren çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ifade eden Yıldız, padişahın kullandığı oda, Aynalı Oda ve Valide Sultan Dairesi’nin de kısa süre içinde ziyarete açılacağını dile getirdi.

DAĞINIK DEPOLARDAN MODERN KORUMA ALANLARINA

Topkapı Sarayı’na ait çinilerin önemli bir bölümü, 2018 yılına kadar Harem bölümünde yer alan dağınık depolarda muhafaza ediliyordu. Milli Saraylar Başkanlığı, 2 bini aşkın kasada saklanan bu çinileri Aziziye yapılarında oluşturulan iki ayrı depoya taşıyarak, toplam saklama alanını 700 metrekareye çıkardı.

Çini Restorasyon Atölyesi’nin faaliyete geçmesiyle birlikte çinilerin tasnif ve belgeleme süreci başlatıldı. Çalışmalar kapsamında binlerce fotoğrafla kayıt altına alınan eserler arasından 800 farklı desen envantere dahil edildi. Galeride sergilenen seçki de bu çalışmalar doğrultusunda oluşturuldu.

MABEYN YOLU’NDA ÜÇ YÜZYILLIK ÇİNİ HAFIZASI

Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi, 16. yüzyılda İznik merkezli klasik çini üslubundan başlayarak, 17. yüzyıldaki biçimsel dönüşüm ve çeşitlenmeyi, 18. yüzyılda ise Avrupa etkilerinin öne çıktığı Kütahya üretimini aynı anlatı içinde sunuyor. Sergide lale, karanfil, sümbül ve hatai gibi geleneksel motiflerin yanı sıra manzara ve figüratif sahneler de yer alıyor.

OSMANLI PADİŞAHLARININ İSİMLERİ VE KLASİK METİNLER AYNI GALERİDE

Galeri duvarlarında Osman Gazi’den Sultan II. Selim’e kadar Osmanlı padişahlarının isimlerinin yer aldığı iri yazılı çiniler bulunuyor. Ayrıca 11. yüzyılda Tunuslu şair İbnü’n Nahvi tarafından kaleme alınan “Kaside-i Münferice”den seçilmiş beyitlerin işlendiği çiniler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.