TDK Başkanı Osman Mert’ten Türkçe uyarısı! 'Çözüm gençlerde'

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, sosyal medya ve dijital platformların Türkçe üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Bu etkilerin azaltılmasının ancak gençlerin dil bilinci ve farkındalığının artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 31.12.2025 16:54
Haber Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 16:54

“Dünya Türk Dil Ailesi Günü” konferansı kapsamında Kahramanmaraş’a gelen Prof. Dr. Osman Mert, Anadolu Ajansı muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Mert, kültürel birliğin sağlanabilmesi için en temel unsurun yazıda birlik olduğunu vurgulayarak, ortak bir yazı dilinin kültürel bağları güçlendirdiğini ifade etti.

DİL BİRLİĞİ YOLUNDA DEV ADIM

Türk devletleri arasındaki kültürel bağları güçlendirecek tarihi bir eşik daha aşıldı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurulan komisyonun yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda, Eylül 2024'te Bakü'de yapılan toplantıyla ortak çerçeve alfabe üzerinde tam uzlaşı sağlandı. Türk Dil Kurumu ve Türk Akademisi'nin koordinasyonunda yürütülen bu süreçle, Kazakistan'dan Azerbaycan'a kadar her cumhuriyetin kullanacağı temel harfler netleşerek dil birliği yolunda dev bir adım atılmış oldu.

Mert, ortak alfabe çalışmaları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti’nin mevcut alfabelerinde herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceğini belirtti. Buna karşılık Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan’ın, belirlenen yeni ortak alfabeyi kullanacağını ifade etti.

‘AMACIMIZ TOPLUMDA DİL KONUSUNDA FARKINDALIK DÜZEYİNİ ARTIRABİLMEK’

Sosyal medya ve dijital ortamların Türk diline olumsuz etkilerine de değinen Mert, bu olumsuzluklarla mücadelenin gençlerin dil konusundaki farkındalık düzeyini artırmakla mümkün olabileceğini söyledi.

Gençlerin dijital ortamı bir özgürlük alanı gibi algılayıp orada daha esnek bir dil geliştirdiklerine işaret eden Mert, şunları aktardı:

"Şöyle bir şansımız var. Dijital ortamda kullanılan dil yazı dili, doğal dil ise konuşma dilidir. Hiç kimse konuşma dilinde 'mrb, slm' şeklinde konuşamaz. Dolayısıyla dijital ortamdaki dilin standart konuşma diline etkisi sınırlıdır. Burada yapılması gereken özellikle Milli Eğitim Bakanlığımız aracılığıyla okullarımızda bu konuya dikkat çekilmeli. Yani okullarımızda dilin becerisi geliştirilirken dil konusundaki farkındalık düzeyi de geliştirilmeli. Bu işin başka bir çözümünü görmüyorum. Hedef kitlemize ulaşmak için bütün kanalları değerlendiriyoruz. Günün kelimesini ilan ediyoruz. Konferanslar düzenliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığıyla işbirliği yapıyoruz. Sürekli bu konuyu gündemde tutuyoruz. Amacımız toplumda dil konusunda farkındalık düzeyini biraz artırabilmek. En önemlisi bugün dijital dünyada ne kadar varsanız gerçek dünyada da o kadar varsınız bunu unutmayalım. Artık dünya böyle bir sürece girdi. Biz de Türkçe ile ortaya konmuş bütün bilim dallarına ait, bütün kültür alanlarına ait bilgileri büyük dil modeliyle bir araya getirmeye başladık."

TÜRKÇENİN SÖZ HAZİNESİ ŞAHLANIYOR

Güncel Türkçe sözlüğün yaşayan dili yansıtmakta yetersiz kaldığına dikkat çeken Mert, "derlem tabanlı" sisteme geçişin müjdesini verdi.

Mevcut yapının bir "edebiyat sözlüğü" olmaktan öteye geçemediğini ifade eden Mert, yeni hazırlanan sözlükle birlikte kelime hazinesinin devasa bir artış göstereceğini belirtti. Bu çalışma, sadece yazılı metinleri değil, hayatın içindeki canlı Türkçeyi de kapsayacak.