
Yargıtay, emsal bir karara daha imza attı. 9. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, bir mühendis işten çıkarılmasının ardından işverenin iş sözleşmesini haksız şekilde feshettiğini, kendisine zimmetlenen cep telefonunun kişisel verilerini temizlemeden alındığını ve okunduğunu öne sürdü.
Mühendis, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, kötü niyet ve manevi tazminat alacaklarının tahsili için dava açtı.
Davalı şirket, eski çalışanlarından kendisine zimmetlenen cep telefonunu talep ettiğini ve yapılan incelemede, telefonun yalnızca iş amaçlı kullanıldığı hâlde, şirket patronu ve çalışma arkadaşlarına yönelik hakaret içerikli mesajların bulunduğunu açıkladı.
Şirket, yazışmaların tutanak altına alındığını ve işçinin alacak talebinin bulunmadığını ifade ederek, davanın reddini istedi.
Yargılamayı yapan yerel mahkeme, şirketin davacının telefonda bulunan özel mesajlarını okuma, bunları tutanak altına alma ve fesih gerekçesi yapma yetkisinin bulunmadığına karar vererek, feshi haksız buldu.
Mahkeme, davacının WhatsApp mesajlarının okunması nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini tespit ederek, işçinin manevi tazminat hakkı bulunduğuna karar verdi.
Davalı şirketin istinaf başvurusu üzerine dosya, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’ne intikal etti.
Daire, yerel mahkeme kararını hem usul hem de esas yönünden hukuka uygun buldu.
Davalı şirketin temyiz başvurusu Yargıtay’a gönderildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların karşılıklı iddialarını ve mahkemenin gerekçesini inceleyerek, yerel mahkeme kararını onayladı.
Yargıtay kararında, "Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir." denildi.