
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), son dönemde gündemi meşgul eden NATO karargahları ve çok uluslu askeri yapılar hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Tartışmaların merkezindeki karargahların Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve Karadeniz politikalarıyla tam uyumlu olduğunu belirten Bakanlık, bölgesel sahiplik ilkesinden geri adım atılmayacağının altını çizdi.
"KARADENİZ REKABET ALANINA DÖNÜŞMEYECEK"
Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik stratejisinin Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerine inşa edildiği hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye'nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına dayanmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümleri kararlılıkla uygulanarak çatışmanın deniz boyutuna yayılması önlenmiştir. Ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir."
KARARGAH TARTIŞMALARINA TEKNİK YANIT
Bakanlık, karargahlarda yabancı komutanların görevlendirildiğine dair iddialara da açıklık getirdi. Bahsi geçen İngiliz ve Fransız isimlerin NATO ile ilişkili olmayan "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Deniz Unsurları Komutanlığı" üyeleri olduğu, bu birimin Paris üzerinden yönetilmesinin planlandığı bildirildi. Türkiye bünyesindeki çok uluslu karargah süreci hakkında ise şu detaylar paylaşıldı:
Statü Onayı: Çok uluslu karargah statüsü için 2024 yılında NATO makamlarına bildirim yapıldığı ancak henüz resmi onayın alınmadığı belirtildi.
Personel Yapısı: Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı'nda görev yapan personelin tamamının Türk olduğu vurgulandı.
Deniz Gücü: Karargaha 14 ülkenin katkı beyanında bulunduğu, ancak deniz platformu desteğinin sadece kıyıdaş ülkeler (Türkiye, Romanya ve Bulgaristan) tarafından sağlanacağı açıklandı.
BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİ UYARISI
Haftalık toplantıda Ortadoğu’daki sıcak çatışmalara da değinildi. Savaşın bölgeye yayılma tehlikesinin sürdüğüne dikkat çeken Bakanlık, "Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir" değerlendirmesinde bulundu. MSB, Türkiye’nin bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmeye devam edeceğini yineledi.