
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı, sınır ötesinde ortak bir operasyona imza attı. MİT’in yürüttüğü istihbarat çalışmaları sonucunda, Türkiye’den Suriye’ye geçerek terör örgütü DEAŞ bünyesinde faaliyet gösteren ve geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemiyle bağlantısı bulunan Türk kökenli unsurlar tespit edildi.
Şüphelilerin Suriye'deki yerlerinin net olarak belirlenmesinin ardından MİT, Suriye İstihbarat Servisi ile koordinasyon kurarak sahada ortak çalışma başlattı. Adım adım izlenen 10 DEAŞ mensubu, düzenlenen operasyonla Suriye'de yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüphelinin ise gözaltı işlemlerinin devam ettiği bildirildi.
ANKARA GAR SALDIRISI BAĞLANTISI VE PARMAK İZİ DETAYI
Yakalanan şahısların emniyetteki ifadelerinde; örgütün eylem talimatları, aldıkları silahlı ve dini eğitimler ile gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler verdikleri öğrenildi. Yakalanan örgüt mensuplarının geçmiş faaliyetleri ve kimliklerine dair detaylar ise şu şekilde açıklandı:
Ömer Deniz Dündar: 2014 yılında örgüte katılan Dündar'ın, 2015 yılında 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleriyle doğrudan bağlantılı olduğu belirlendi. Ayrıca, 2017 yılında Türkiye'de planlanan bir canlı bomba eyleminin engellendiği operasyonda, yakalanan iki saldırganın canlı bomba kemerlerindeki düzeneklerde Dündar'ın parmak izine rastlandığı bilgisine ulaşıldı.
Ali Bora: DEAŞ’ın sözde "Türkiye Vilayeti" (Faruk Ofisi) istihbarat sorumlusu olan Bora'nın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına yönelik gerçekleştirilen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldığı tespit edildi.
Hakkı Yüksek: Örgüte 2016'da katılan Yüksek'in, DEAŞ'ın "Dokumacı Grubu" olarak bilinen yapılanmasının lideri Mustafa Dokumacı’nın yardımcılığını yaptığı belirlendi.
Kadir Gözükara: Engeli sebebiyle silahlı çatışmalara katılmayan Gözükara'nın, örgütün lojistik ve medya sorumluluğunu yürüttüğü, Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesiyle hareket ettiği öğrenildi.
Hüseyin Peri: Örgütün sağlık biriminde görev yapan Peri'nin, 2015 yılında PYD/YPG tarafından yakalandığı, ardından iki örgüt arasında yapılan esir takasıyla serbest kalarak DEAŞ bünyesindeki faaliyetlerine devam ettiği belirlendi.
Kadir Demir: Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçerek İdlib bölgesinde faaliyet gösteren Demir'in, sözde Faruk Ofisi bünyesinde idari sorumlu olarak görev yaptığı ve buradaki eylemlerle bağlantılı olduğu tespit edildi.
Abdullah Çobanoğlu: Uğradığı bombalı saldırıda bacağını kaybettikten sonra örgütün medya biriminde görevlendirilen Çobanoğlu'nun, sözde Faruk Ofisine bağlı çalıştığı bildirildi.
Çekdar Yılmaz, Murat Özdemir ve İshak Günci: Örgüte 2017 yılında katılan bu şahısların, İdlib bölgesinde Esad rejimi güçlerine karşı düzenlenen havan atışları ve çatışmalarda yer aldıkları, örgütün kontrol sahasını kaybetmesinin ardından ise hücre yapılanmaları bünyesinde medya ve silahlı faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdükleri kaydedildi.