MİT’in arşivinde Hitler’e ait dikkat çeken belge!

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 1942 yılına ait tarihi bir arşiv belgesini paylaştı. Belgede, İkinci Dünya Savaşı döneminde İzmir'deki Alman Konsolosluğu tercümanının "Hitlerizm ile İslam dini arasında bağ kurmaya çalıştığı" ve propaganda faaliyetleri yürüttüğü görülüyor.

Haber Giriş Tarihi: 20.05.2026 16:32
Haber Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 16:32

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), internet sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" bölümünde 7 Mayıs 1942 tarihli önemli bir istihbarat belgesini kamuoyuna sundu. Dönemin İzmir Merkez Amirliği tarafından, MİT’in öncülü olan Millî Emniyet Hizmeti (MAH) Başkanlığı’na gönderilen resmi yazışmada, Alman Konsolosluğu’nda çalışan bir Türk tercümanın yürüttüğü propaganda ve istihbarat faaliyetleri detaylı bir şekilde aktarılıyor.

DİNİ DEĞERLERİ PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANDI

Yayımlanan iki sayfalık belgeye göre, söz konusu tercümanın bölgedeki faaliyetleri istihbarat birimleri tarafından yakından takip edildi. Raporda, şahsın propaganda çalışmalarında dini konuları araç olarak kullandığı, "Müslümanlık ile Almanlık arasında bir bağ bulunduğunu" ileri sürdüğü ve "Hitlerizmi benimsemenin İslam ruhuna uygun olduğunu" iddia ederek çevreye yaymaya çalıştığı belirtildi.

Belgede, tercümanın Adolf Hitler ile Hazreti Muhammed arasında benzerlik kurmaya çalıştığı şu ifadelerle aktarıldı:

"Hitler ve Hazreti Muhammed üzerinde durarak her ikisinin de yaptıklarının zemin ve zaman farklarına rağmen birbirinin aynı olduğunu söylemekte ve bu söylediklerini Müslümanlığa ait kitaplar üzerinde yaptığı derin tetkiklere istinad ettirdiğini ilâveyi ihmal etmemektedir."

"EN TEHLİKELİ VE FAAL ELEMANLARDAN BİRİ"

Arşiv kayıtlarında, konsolosluk çalışanı olan bu kişinin bölgedeki Alman istihbarat yapılanmasının "en tehlikeli ve faal elemanlarından biri" olarak nitelendirildiği görülüyor. İzmirli olması sebebiyle yerel çevreye dikkat çekmeden rahatça girebildiği belirtilen şahsın; gününün büyük bölümünü kahvehane, gazino ve kamusal alanlarda propaganda yaparak geçirdiği ifade edildi.

ASKERLİK FORMÜLÜYLE TECRİT EDİLMESİ PLANLANDI

Raporda, söz konusu kişinin faaliyetlerini engellemek amacıyla dönemin yetkililerince bir önlem planı üzerinde durulduğu da ortaya çıktı. Tercümanın "ihtiyat topçu teğmeni" rütbesi bulunması nedeniyle yeniden silah altına alınarak bölgeden uzaklaştırılması (tecrit edilmesi) düşünüldü. Ancak yapılan incelemelerde, şahsın doğum yılı (310 / 1894 doğumlu) itibarıyla askerlikle ilişiğinin kalmadığı tespit edildi.