Küresel tehlike kapıda: Yaşlı istismarı mağdurlarının sayısı katlanacak

Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü verileri, dünya nüfusunun hızla yaşlandığını ortaya koyarken, yaşlı istismarı konusunda da endişe verici bir tabloya işaret ediyor. Uzmanlar, farkındalığın artırılmasının yanı sıra somut önleme mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Haber Giriş Tarihi: 14.06.2026 17:38
Haber Güncellenme Tarihi: 14.06.2026 17:38

Dünya genelinde yaşlı nüfusun hızla artması, yaşlı bireylere yönelik istismar ve ihmal vakalarını da küresel ölçekte önemli bir sosyal sorun haline getiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü" olarak ilan edilen 15 Haziran kapsamında yayımlanan veriler, yaşlı istismarının boyutlarını ve gelecekte karşılaşılabilecek riskleri gözler önüne serdi.

Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan raporlara göre, dünya nüfusundaki yaşlanma eğilimi devam ederken yaşlı bireylerin karşı karşıya kaldığı istismar vakalarının da önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artması bekleniyor.

2030'DA YAŞLI NÜFUS GENÇLERİ GERİDE BIRAKACAK

BM verilerine göre, 2019 yılında yaklaşık 1 milyar olan 60 yaş ve üzeri nüfusun 2030 yılına kadar 1,4 milyara ulaşması bekleniyor. Bu artışla birlikte yaşlı nüfusun dünya genelinde genç nüfusu geride bırakacağı öngörülüyor.

Uzmanlar, yaşlı nüfustaki en hızlı artışın gelişmekte olan ülkelerde yaşanacağını belirtirken, sosyal hizmetler ve sağlık sistemleri üzerindeki yükün de giderek artacağına dikkat çekiyor.

HER 6 YAŞLIDAN BİRİ İSTİSMARA UĞRUYOR

Dünya Sağlık Örgütü'nün 28 ülkede gerçekleştirilen 52 farklı araştırmayı kapsayan değerlendirmesine göre, 60 yaş ve üzerindeki her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde istismara maruz kalıyor.

Yaşlı istismarı; fiziksel, psikolojik ve ekonomik zararların yanı sıra ihmal şeklinde de ortaya çıkabiliyor. Ancak uzmanlar, birçok vakanın bildirilmemesi nedeniyle gerçek rakamların çok daha yüksek olabileceğini ifade ediyor.

MAĞDUR SAYISI 2050'DE 320 MİLYONA ÇIKABİLİR

Raporda yer alan projeksiyonlara göre, yaşlı istismarı oranları aynı kalsa bile dünya nüfusunun yaşlanması nedeniyle mağdur sayısı hızla artacak.

2050 yılına gelindiğinde dünya genelinde 60 yaş ve üzeri nüfusun 2 milyara ulaşacağı tahmin edilirken, yaşlı istismarına maruz kalan kişi sayısının da yaklaşık 320 milyona yükselebileceği öngörülüyor.

İSTİSMARIN ETKİLERİ HAYAT BOYU SÜREBİLİYOR

Uzmanlara göre yaşlı bireylerin maruz kaldığı istismar yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmıyor. Depresyon, bilişsel işlevlerde gerileme, mali kayıplar, sosyal izolasyon ve erken ölüm gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Özellikle ileri yaşlarda yaşanan travmaların iyileşme sürecinin daha uzun sürdüğüne dikkat çekilirken, mağdurların hem fiziksel hem de psikolojik destek mekanizmalarına erişiminin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

ÖNLEME ÇALIŞMALARINDA DAHA FAZLA KOORDİNASYON GEREKİYOR

BM'nin 2026 yılı için belirlediği "Farkındalığın ötesinde: Yaşlı istismarının önlenmesini işler hale getirmek" teması, yalnızca bilinçlendirme çalışmalarının değil, somut önleme politikalarının da önemini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, bakım verenlerin desteklenmesi, mali istismara karşı koruma programlarının yaygınlaştırılması, yardım hatlarının güçlendirilmesi ve acil barınma hizmetlerinin artırılmasının etkili yöntemler arasında yer aldığını belirtiyor.

YAŞLANMA VE ENGELLİLİK POLİTİKALARI BİRLİKTE ELE ALINMALI

Birleşmiş Milletler'e göre, dünya nüfusunun yaşlanmasıyla birlikte daha fazla engelli birey ileri yaşlara ulaşırken, birçok kişi de yaşlılık sürecinde engellilikle karşılaşıyor.

Bu nedenle yaşlanma ve engellilik alanlarında yürütülen sosyal politikaların daha koordineli şekilde planlanması gerektiği ifade ediliyor. Koruma hizmetleri, bakım sistemleri ve toplum temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, yaşlı istismarının önlenmesinde kritik rol oynuyor.

Uzmanlar, yaşlı bireylerin güvenli, saygın ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor.