Erdoğan, gazetecilerle iftar sofrasında İsrail politikalarını eleştirdi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı’nda konuştu. İsrail’in Mescid-i Aksa’yı 17 gündür kapalı tuttuğunu belirten Erdoğan, bölgenin İsrail’in politikaları nedeniyle savaşın eşiğine geldiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 17.03.2026 21:08
Haber Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 21:08

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan ayı iftar programları sürüyor.

Erdoğan, basın mensuplarıyla birlikte oruçlarını açtı.

Erdoğan, sözlerine tüm basın mensuplarının ve yazarların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak başladı; ahirete intikal eden gazeteciler için de dua etti.

Erdoğan konuşmasında, "Bu sabah vefat eden Sabah Gazetesi’nin kıdemli muhabiri ve fotoğraf editörü Murat Keklikçi’nin yanı sıra; haberleri, yazıları ve ilkeli duruşları ile basınımıza değer katan ancak artık aramızda olmayan tüm gazetecilere Allah’tan rahmet diliyorum." ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şu şekilde:

“Filistin başta olmak üzere, çatışma bölgelerinde zor bir görevi icra ederken can veren tüm medya mensuplarını şükranla yad ediyorum. Bilhassa İsrail'in Gazze'deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemali hürmetle anıyorum.

“HAYATİ BİR KAMU HİZMETİNİ YERİNE GETİRİYORSUNUZ”

Değerli arkadaşlar, konuşmamın hemen başında ifade etmek isterim; sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan meslek mensupları için bu mübarek günler, ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle ve emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz.

“DOĞRU VE TEYİT EDİLMİŞ HABERLERE ERİŞEBİLMESİ ADINA CANINIZI ORTAYA KOYUYORSUNUZ”

Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor, haberin kaynağına iniyor, en objektif ve en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zaman da en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

“MEDYA KURULUŞLARIMIZIN DAHA FAZLA İNİSİYATİF ALMASINI, DAHA AKTİF VE ETKİLİ OLMASINI BEKLİYORUZ”

Bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada bir sözü siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum; "Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz, bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir." Değerli dostlar, mesele bizim için işte bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla, milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye'nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Şunun da altını çizmek istiyorum; her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde, medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz.

“MESCİD-İ AKSA'YI 17 GÜNDÜR MÜSLÜMANLARIN İBADETİNE KAPALI TUTUYOR”

Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılma yaşadığı bugünlerde, gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail'in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor. İsrail, tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze'yi, ardından Yemen ve Lübnan'ı, son olarak da İran'ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak; "vadedilmiş topraklar" hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir.

GENİŞ BİR COĞRAFYADA TAKİP EDİLEN GAZETELERE VE TELEVİZYONLARA SAHİP OLMALIYIZ”

Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke, bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir. İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup; tüm bu gerçeklerin, bu barbarlığın, bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesini de hedeflemeli; geniş bir coğrafyada takip edilen gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız.”