
"Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı kapsamında katılımcılar bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde ağırladı.
Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin katıldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka’nın yanı sıra AK Parti’li bazı kadın milletvekilleri, kadın kolları üyeleri ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de yer aldı.
“PARTİMİZİN DÜNYA SİYASET LİTERATÜRÜNE GEÇEN BAŞARILARINDA KADINLARIN ÖZEL BİR YERİ OLDU”Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcılara hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.
Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak, yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış; bundan da her zaman iftihar etmiş bir kardeşinizim. Bu sene 25. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her seçimde açık ara ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınların özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, kadınlar destekledi."
“ÜLKEMİZDEKİ TÜM KADINLAR İÇİN TARİHİ NİTELİKLİ ADIMLAR ATTIK”Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti siyasi hareketinde kadınların önemli rolüne işaret ederek, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor." ifadelerini kullandı.
Ortadoğu’daki savaş ve çatışma ortamına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
"Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinerek, "Elimizi vicdanımıza koyup bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkûmlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartheid’ değil midir? Bunun adı hukuku faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibarıyla bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkâr, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır. 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartheid’ rejiminin daha beterini İsrail’de uygulamaya geçirmek demektir." dedi.