Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmalı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında Körfez’deki gelişmeleri “Netanyahu’nun ikbal savaşı” olarak nitelendirerek, bedelini dünyanın ödediğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 24.03.2026 20:06
Haber Güncellenme Tarihi: 24.03.2026 20:06

Konuşmasına Külliye’deki iftar sofralarından söz ederek başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen hamdolsun birbirimizin derdine derman olmanın dost ve kardeşliğini kalbimizde hissettik. Gençlerimizden polislerimize emekçilerimizden şehit yakınlarımızla aynı sofra etrafında buluştuk. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz Ramazan sofralarını doldurduk. Okul bahçelerini neşeyle dolduran yavrularımızın mutluluğunu gördük. Milletçe biriz beraberiz ezelden ebediyete kadar beraberiz. Tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

ŞEHİTLERİMİZE CENAB-I ALLAH’TAN RAHMET NİYAZ EDİYORUM”

“Bayramın üçüncü günü Katar’dan aldığımız acı haber maalesef hepimizin yüreğini dağlamıştır. Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sebebiyle 1 Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve 2 ASELSAN personeli şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

“MİLLETİMİZİN SİNİR UÇLARIYLA OYNAMAYA ÇALIŞANLARLA İLGİLİ GEREKENİ YAPIYORUZ”

Değerli basın mensupları, malumunuz bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci günü, baharın müjdecisi, tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz; Anadolu’dan Kafkaslara, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya pek çok yerde kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanmaktadır. Daha önceki yıllarda Nevruz’un ruhuna hiç yakışmayan bazı tatsız hadiseler yaşanmakla birlikte, terörsüz Türkiye sürecimizin de etkisiyle son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. Diyarbakır ve İstanbul başta olmak üzere, Nevruz’u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya çalışanlarla ilgili gerekeni yapıyoruz.

“ÜLKEMİZİN ÖNÜ AÇIKTIR, UFKU AÇIKTIR”

Nevruz’un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tür tahrikler, bizden gereken cevabı alacaktır. Türkiye’yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların arkasındaki odakların gücü yetecektir. Büyük bir sağduyuyla yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü açıktır, ufku açıktır. Allah’ın izniyle yarınları aydınlıktır.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN BÖLGESEL VİZYON VURGUSU

Burada şunun da bilinmesini isterim: Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa, terörsüz bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran’a yönelik kirli planda gördük. Sadece bu iki bölgesel gelişmeye bakmak bile, ortaya koyduğumuz vizyonun isabetini ve stratejik değerini anlamak için kafidir.

“ULAŞTIRMA ALANINDA BÜYÜK ATILIMLARI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Aziz kardeşlerim, küresel sistem 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Kutuplaşmaya doğru evrilen dünya düzeninde yeni güç merkezlerinin kimler olacağı da bu soruların içinde saklıdır. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kez daha bölgemiz öne çıkmaktadır. Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehditlerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni iş birlikleri kurulmaktadır. Bu süreçte bölgesel iş birliğinin hiç olmadığı kadar önem kazandığını görmekteyiz. Türkiye olarak bu yeni konjonktüre hazırlıklarımızı yaptık. Enerji arz güvenliğimizi güçlendirdik; kaynak çeşitliliğini artırırken yerli kaynaklarımızı devreye aldık. Ulaştırma alanında büyük atılımları gerçekleştirdik. Londra’dan Çin’e uzanan kesintisiz demiryolu hattında ülkemizin inşa ettiği altyapı kritik rol oynamaktadır.

“SAVAŞIN, BÖLGE ÜLKELERİ ARASINDA BİR YIPRATMA SAVAŞINA DÖNÜŞMESİNİ ASLA İSTEMİYORUZ”

Tekrar ediyorum: Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın, bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Şurası bir gerçek ki savaş, sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil; zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Özellikle Körfez’deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir. Savaş uzadıkça maalesef başka komplikasyonlar da ortaya çıkıyor. Bilhassa, dünya enerji ticaretinin yüzde yirmisinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat’tan bu yana brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır. Bunun üzerine kimi ülkeler, yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten, okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır.

“SONUÇ ALICI MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLAMALIDIR”

Son 25 gün şunu göstermiştir, savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini dünya ödüyor. Savaş Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı tavır sergilemelidir. Diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere süreci başlamalıdır. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır.”