
Dışişleri Bakanı Hakan Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği mülakatta bölgesel ve küresel gündeme ilişkin stratejik açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA) teknolojisindeki konumuna değinen Fidan, Tokyo ile savunma sanayii, kıyı güvenliği ve sınır koruma alanlarında ortak üretim ve iş birliği fırsatlarını değerlendirmek istediklerini belirtti. Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye, Japonya, Güney Kore, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi "orta güçlerin" daha yakın çalışması gerektiğini vurguladı.
Ekonomik iş birliği başlığında, iki ülke arasında uzun süredir müzakere edilen Ekonomik Ortaklık Anlaşması ve Sosyal Güvenlik Anlaşması'nda sona yaklaşıldığını kaydeden Fidan, Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementi rezervlerine de dikkat çekerek Japon yatırımlarıyla yüksek katma değerli ürünler üretmeyi hedeflediklerini aktardı.
"HÜRMÜZ BOĞAZI NÜKLEER DOSYANIN ÖNÜNE GEÇTİ"
ABD ile İran arasındaki arabuluculuk çabalarına değinen Bakan Fidan, yürürlükteki ateşkesle birlikte görüşmelerin Hürmüz Boğazı üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Boğazdaki ablukanın küresel enerji ve gıda güvenliği üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu söyleyen Fidan, tarafların Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda nihai anlaşmaya varması durumunda bir sonraki adımın nükleer müzakereler olacağını belirtti. Fidan, bu hatta sağlanacak bir mutabakatın Gazze Şeridi’ne yönelik barış planı görüşmelerini de hızlandıracağını ekledi.
"İSRAİL'İN PEŞİNDE OLDUĞU ŞEY GÜVENLİK DEĞİL"
Türkiye-İsrail ilişkilerine de değinen Fidan, ticari ilişkilerin askıya alınma gerekçelerini hatırlatarak normalleşmenin ancak Filistinlilere yönelik saldırıların durması, temel insani ihtiyaçların engellenmemesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını yineledi. İsrailli siyasetçilerin Türkiye'yi "stratejik tehdit" olarak nitelendirmesine yanıt veren Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak. Uluslararası toplumun İsrail’in yalnızca bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor."
Orta Doğu'da kalıcı istikrar için Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayacak, ilerleyen süreçte İran ve 1967 sınırları temelinde Filistin'i tanıması şartıyla İsrail'in de dahil olabileceği bir "bölgesel platform" önerisini dile getirdi.
ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ VE TRUMP DETAYI
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne de değinen Bakan Fidan, tüm müttefiklerin onayı halinde Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarının liderlerini ve savunma bakanlarını da ağırlamak istediklerini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılım durumuna ilişkin soruya ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son bir ayda Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" yanıtını verdi.