
Adalet Bakanı Akın Gürlek Türkiye’de yargı gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasında suça sürüklenen çocuklara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürlek, çocuğun suçlarından aileyi sorumlu tutamayacaklarını vurguladı. Bakan Gürlek, “Ama ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması, denetlemesi gerekiyor” dedi.
Gürlek ayrıca çocukların cezaevindeyken topluma kazandırılması konusunda bir yaklaşımı olduğunu belirterek, “Tahliye olmadan 6 ay öncesinde cezaevindeyken Amatem sürecinin başlatılmasını düşünüyoruz. Bu sayede rehabilitasyon ve topluma hazırlık çalışmaları erken başlatılabilir” ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, önümüzdeki pazartesi başlayacak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. “Şahsın belediye başkanı olması benim için önemli değil” diyen Gürlek, yargının her kararının denetlenebilir olduğunu ifade etti.
Gürlek, “Bir cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yok. Ortada bir suç var mı, yok mu? Bu, şahısların makamları, mevkileri ile ilgilendirmez. Savcı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder, makul şüphe varsa soruşturmaya başlar” diyerek yargı sürecinin bağımsızlığına dikkat çekti.
Mahkemenin alanında uzman tek bir heyet tarafından yürütüleceğini belirten Bakan, “Savunmalar alınır, tanıklar dinlenir ve deliler tartışılır. Bu süreçte şahısların konumu önemli değildir” ifadelerini kullandı.
İMRALI’NIN STATÜSÜ VE HEYET ZİYARETLERİ“İmralı’nın statüsü” tartışmalarına ilişkin Gürlek, süreci yakından takip etmediklerini belirtti. “Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili gelişmeleri ben basından takip ediyorum” dedi.
Bakan Gürlek, akademisyen ve gazetecilerin adaya gitme taleplerine ise temkinli yaklaştıklarını belirterek, “Şu an yalnızca heyetler izinli. Süreç, Meclis’in çizeceği rotaya göre ilerleyecek” ifadelerini kullandı.
UMUT HAKKI DÜZENLEMESİ: MECLİS’İN YETKİSİTerör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin bulunmadığını hatırlatan Gürlek, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları aynen infaz ediliyor. Terör suçları dışında cezalar farklı uzunlukta uygulanabiliyor. Bu konuda Meclis’in takdiri önemlidir” dedi.
Adalet Bakanı, mevcut uygulamada terör suçlularının erken tahliye edilmediğini vurgulayarak, umut hakkı düzenlemelerinin yalnızca Meclis tarafından yapılabileceğini ifade etti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ VE YASAL DÜZENLEMELERTerörsüz Türkiye sürecinin Meclis tarafından yürütüldüğünü belirten Gürlek, sürecin tamamen yasalar çerçevesinde ilerlediğini söyledi. “Bu sürecin kanunlaştırılması, tasarrufu ve yöntemleri Meclis’e aittir. Bakanlık olarak biz sürece müdahil değiliz” dedi.
Selahattin Demirtaş’ın durumu gibi ayrı yürüyen süreçlere de değinen Gürlek, Anayasa değişikliğinin yalnızca Terörsüz Türkiye süreci için değil, genel bir ihtiyaç olduğunu belirtti.
TUTUKLAMA: İSTİSNAİ VE ÖLÇÜLÜ BİR TEDBİRBakan Gürlek, tutuklamaların istisnai bir tedbir olduğunu belirterek, hakimin takdirinin önemli olduğunu vurguladı. “Kuvvetli suç şüphesi ve katalog suçlar mevcutsa hakim tutuklama kararı verebilir. Tutuklama, kamuoyunda infial yaratan olaylarda uygulanıyor. Sosyal medyada yanlış algılar oluşabiliyor, bunu düzeltmek gerekiyor” dedi.
İBB DAVASI: SOMUT DELİLLER VE YARGI SÜRECİGürlek, İBB davasında savcıların dosyayı nesnel olarak değerlendirdiğini belirtti. Delillerin MASAK raporları, tanık beyanları, HTS kayıtları ve etkin pişmanlık ifadeleriyle desteklendiğini ifade etti. “Dosyada şahısların isimleri değil, suç unsurları dikkate alındı. Yargılama aşaması başlıyor ve her karar denetlenebilir” diye konuştu.
UZUN YARGILAMA SÜRECİ VE 12. YARGI PAKETİYargının hızlandırılması amacıyla hazırlanan 12. Yargı Paketi’ne de değinen Gürlek, istinaf mahkemelerine hedef süre getireceklerini belirtti. Nafaka konusunun pakette yer almadığını ifade eden Bakan, hem ilk derece hem de istinafta uygulanacak hedef sürelerle yargı süreçlerinin kısalacağını açıkladı.