Dolar için tarihi kırılma: 2012’den bu yana en kötümser dönem

Küresel piyasalarda dolar pozisyonları alarm veriyor. Son anketler ve opsiyon verileri, fon yöneticilerinin dolara ilişkin duruşunun 2012’den bu yana en olumsuz seviyeye gerilediğini ortaya koyarken, ABD politikalarına yönelik belirsizlikler ve Fed üzerindeki baskı yatırımcı güvenini zedeliyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 08:55
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 08:55

Bank of America tarafından yayımlanan son ankete göre, fon yöneticilerinin dolara yönelik pozisyonları, verilerin tutulmaya başlandığı 2012 yılından bu yana en düşük seviyeye indi. Dolar maruziyeti, geçen Nisan ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi açıklamaları sonrası görülen dip seviyenin de altına geriledi.

Araştırma, yatırımcıların öngörülemeyen ABD politikalarının yarattığı belirsizlik nedeniyle dolara karşı son on yılı aşkın süredir görülmeyen ölçüde kötümser olduğunu gösteriyor.

DOLAR ENDEKSİ DÜŞÜŞTE

Dolar, euro ve sterlin dahil para birimlerinden oluşan sepet karşısında bu yıl yüzde 1,3 değer kaybetti. Bu gerileme, 2025’te beklenen yüzde 9’luk düşüşün ardından geldi. ABD para birimi dört yılın en düşük seviyesine yakın seyrediyor.

CME Group verileri de dikkat çekici: 2025’in dördüncü çeyreğinde dolara yönelik pozitif bahisler öndeyken, bu yılın başından itibaren doların zayıflayacağı yönündeki pozisyonlar ağır basmaya başladı.

FED POLİTİKASI VE CARRY TRADE AVANTAJI ZAYIFLIYOR

ABD faiz oranları halen Euro Bölgesi ve Japonya’dan yüksek olsa da yatırımcılar, Federal Reserve’in bu yıl iki faiz indirimi yapmasını bekliyor. Bu beklenti, doların uzun süredir yararlandığı “carry trade” avantajını aşındırıyor.

JPMorgan Asset Management Uluslararası Baş Yatırım Sorumlusu Iain Stealey, “Doların buradan itibaren zayıflayabileceği bir ortam görüyoruz” diyerek kurumun son haftalarda dolara karşı pozisyon aldığını açıkladı.

Benzer şekilde, Vanguard’ın küresel faiz oranları başkanı Roger Hallam, ABD varlıklarındaki düşük riskten korunma oranlarının yeniden sorgulandığını ve bunun doların son düşüşünde temel faktörlerden biri olduğunu vurguladı.

JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE MERKEZ BANKASI TARTIŞMALARI

Trump’ın agresif jeopolitik hamleleri ve Fed üzerindeki baskısı, ABD’nin “güvenli liman” algısını zedeliyor. Fed başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh başlangıçta piyasaları rahatlatsa da, Trump’ın faiz politikasına yönelik açıklamaları bağımsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

BofA analistleri, Warsh’ın adaylığının dolar talebini artırmadığını ve ABD varlıklarına yönelik iyimserliği canlandırmadığını belirtti.

SERMAYE ÇIKIŞLARI MI BAŞLADI?

Schroders fon yöneticisi Caroline Houdril, yabancı yatırımcıların dolar varlıklarını azaltarak kendi para birimlerine dönüş yaptığını ifade etti. Ocak ayında yaşanan Grönland krizi ve NATO müttefiklerine yönelik sert söylemler de sermaye çıkışı beklentilerini artırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD varlıklarından kitlesel çıkış iddialarını reddetse de, piyasalarda temkinli hava sürüyor.

“ZAYIF DOLAR” SENARYOSU GÜÇLENİYOR

Aberdeen Group CEO’su Xavier Meyer, yönetim çevrelerinde daha zayıf bir doların ihracat ve yeniden sanayileşme açısından faydalı olabileceği görüşünün yaygın olduğunu belirtti. Washington’ın Arjantin pesosuna destek hamlesi ve yen-dolar kuruna yönelik uygulamalar da “kontrollü zayıf dolar” senaryosunu gündeme taşıdı.

Trump’ın doların değer kaybını “harika” olarak nitelendirmesi ise belirsizliği daha da artırdı. Buna karşın yönetim, geleneksel güçlü dolar politikasının sürdürüldüğünü savunuyor.

KÜRESEL PİYASALARDA YENİ DÖNEM Mİ?

2012’den bu yana en negatif dolar pozisyonları, küresel finans piyasalarında yeni bir dönemin sinyali olarak değerlendiriliyor. Fed’in faiz indirimi süreci, jeopolitik riskler ve ABD iç politikasındaki belirsizlikler, doların yönünü belirleyecek temel unsurlar olmaya devam edecek.

Uzmanlara göre önümüzdeki aylarda doların seyri, yalnızca ekonomik verilere değil, Washington’dan gelecek siyasi mesajlara da bağlı olacak.