
Kuzey Avrupa’da askeri hareketlilik ve güvenlik endişeleri en üst seviyeye çıktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarcı tutumu kutup bölgesindeki gerilimi tırmandırırken, Norveç ordusu savunma stratejilerini güncelledi. Bu kapsamda ordu, sivil kaynakların askeri amaçlarla kullanımı için hukuki süreci resmen başlattı.
"SEFERBERLİK" MEKTUBU GİDİYORNorveç Silahlı Kuvvetleri, ülke genelinde binlerce vatandaşa özel bir bilgilendirme mektubu göndereceğini duyurdu. Gönderilecek belgelerde, olası bir çatışma veya topyekûn savaş durumunda ordunun lojistik ihtiyaçları için şu mülklere geçici olarak el koyulabileceği bildirilecek:
Binek ve ticari araçlar, Özel konutlar ve binalar, Deniz araçları ve tekneler.
Bu uygulama, olası bir işgal veya saldırı durumunda ordunun ulaşım ve barınma kapasitesini kesintisiz sürdürmesini hedefliyor.
TRUMP VE GRÖNLAND DENKLEMİ GERİLİMİ ARTIRIYORNorveç’in bu hamlesi, sadece bölgesel bir savunma refleksi olarak değil, aynı zamanda küresel siyasi gerilimlerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ın statüsüne yönelik açıklamaları, Arktik bölgesindeki dengeleri değiştirirken, Avrupa genelinde "savaş ihtimali" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Norveç yönetimi, bu hazırlıkla savunma kapasitesini sivil destekle tahkim etmeyi planlıyor.
"BARIŞ ZAMANI UYGULANMAYACAK"Kamuoyunda oluşan endişeler üzerine Norveç Silahlı Kuvvetleri’nden net bir açıklama geldi. El koyma yetkisinin tamamen savunma mevzuatına dayandığı belirtilirken şu detayların altı çizildi:
"Bu bilgilendirme süreci, yalnızca savaş veya olağanüstü hâl koşulları için geçerli bir ön hazırlıktır. Barış zamanında vatandaşlarımızın mülkiyet haklarına yönelik herhangi bir müdahale söz konusu değildir. Amaç, olası bir kriz anında ordunun hangi sivil kaynaklara erişebileceğini önceden planlamaktır."
AVRUPA’DA SAVUNMA STRATEJİLERİ DEĞİŞİYORNorveç’in başlattığı bu süreç, Avrupa genelinde artan askeri hazırlıkların en somut adımlarından biri olarak görülüyor. Uzmanlar, sivil kaynakların savunma planlarına dahil edilmesinin, bölgedeki güvenlik algısının ne kadar ciddi bir boyuta ulaştığının kanıtı olduğunu belirtiyor.