
Uluslararası saygınlığa sahip tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan kapsamlı araştırma, Gazze’deki can kaybının resmi açıklamaların ötesinde olduğunu ortaya koydu. Çalışmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasındaki ilk 16 ayda 75 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.
Araştırmada, Gazze’deki kesin ölü sayısının uzun süredir tartışma konusu olduğu hatırlatılarak, mevcut resmi verilerin önemli ölçüde eksik kaldığı vurgulandı.
KADIN, ÇOCUK VE YAŞLILAR ÖLÜMLERİN YÜZDE 56’SINI OLUŞTURUYORÇalışmaya göre söz konusu dönemde 42 bin 200 kadın, çocuk ve yaşlı hayatını kaybetti. Bu sayı, toplam şiddet kaynaklı ölümlerin yüzde 56’sına karşılık geliyor.
Araştırma ekibi, Gazze Sağlık Bakanlığı’nın özellikle ölenler arasındaki kadın, çocuk ve yaşlı oranına ilişkin verilerinin büyük ölçüde doğru olduğunu tespit etti. Bu bulgu, sahadan gelen demografik dağılımın resmi oranlarla örtüştüğünü ortaya koydu.
Araştırma; ekonomist, demograf, epidemiyolog ve anket uzmanlarından oluşan disiplinler arası bir ekip tarafından yürütüldü. Çalışmanın temelini, Gazze nüfusunu temsil edecek şekilde özenle seçilmiş 2 bin aileyle yapılan yüz yüze anketler oluşturdu.
Deneyimli Filistinli anketörler tarafından gerçekleştirilen saha çalışmasında, ailelerden yaşamını yitiren yakınları hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmaları istendi. Bu yöntemle doğrudan hane verisi toplanarak, kayıpların boyutuna ilişkin daha kapsamlı bir tablo oluşturuldu.
Araştırmanın yazarlarından, Londra Üniversitesi Royal Holloway’de ekonomi profesörü olan Michael Spagat, bu tür hassas araştırmalarda yerel uzmanlarla çalışmanın önemine dikkat çekti. Spagat, çatışma ortamlarında veri toplamanın güven ve saha bilgisi gerektirdiğini vurguladı.
DOLAYLI ÖLÜMLER: 8 BİN 200 KİŞİAraştırma, yalnızca doğrudan şiddet kaynaklı ölümleri değil, savaşın dolaylı etkilerini de inceledi. Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasındaki dönemde yaklaşık 8 bin 200 kişinin yetersiz beslenme, ilaç ve tedaviye erişim eksikliği gibi nedenlerle hayatını kaybettiği belirlendi.
Uzmanlar, bu sayının bazı öngörülerden düşük görünmesine rağmen, ortaya çıkan tablonun son derece ağır olduğunu ifade etti. Çatışmalarda dolaylı ölümlerin oranının her savaşta değiştiğini belirten Spagat, Gazze’nin coğrafi olarak küçük bir alan olması ve sağlık sisteminin başlangıçtaki direnci sayesinde insani yardımın kısmen ulaştırılabildiğini kaydetti.
Araştırma sonuçları, İsrailli yetkililerin hayatını kaybedenlerin yarısının savaşçı olduğu yönündeki açıklamalarıyla da örtüşmüyor. Kadın, çocuk ve yaşlıların toplam ölümler içindeki yüksek oranı, sivillerin ağır biçimde etkilendiğini gösteriyor.
Öte yandan, Almanya merkezli Max Planck Demographic Research Institute tarafından Kasım ayında yapılan bir başka tahmin de benzer dönemi kapsayarak 78 binden fazla kişinin öldüğünü öngörmüştü. Bu iki ayrı akademik çalışma, can kaybının resmi açıklamaların oldukça üzerinde olabileceğine işaret ediyor.
GERÇEK SAYININ NETLEŞMESİ YILLAR SÜREBİLİRUzmanlar, Gazze’deki gerçek can kaybının tam olarak belirlenmesinin uzun zaman alacağını ve kapsamlı kaynaklar gerektireceğini vurguluyor. Devam eden çatışma koşulları, yıkılan altyapı ve nüfus hareketliliği, sağlıklı veri toplamayı zorlaştıran başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Lancet’te yayımlanan bu araştırma, Gazze’de yaşanan insani krizin boyutunu yeniden gündeme taşırken, uluslararası kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi.