
ABD ve İsrail savaş uçakları ile silahlı insansız hava araçları, İran’ın “füze şehirleri” olarak adlandırdığı yeraltı üslerini vuruyor. Bombardıman uçaklarının bazı üslerin girişlerini çökerttiği ve çevre bölgelerdeki fırlatıcıların imha edildiği bildiriliyor.
Uydu görüntülerinde, Şiraz ve İsfahan yakınlarındaki üslerin girişlerinde oluşan kraterler ve fırlatıcıların enkazları gözlemlendi. Analistler, Kermanşah ve Tebriz yakınlarındaki üslerin de saldırılardan zarar gördüğünü belirtti.
Savaşın başlamasından bu yana İran, İsrail’e, ABD üslerine ve Basra Körfezi bölgesindeki hedeflere 500’den fazla füze fırlattı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın füze fırlatma kapasitesinin dört gün içinde yüzde 86 düştüğünü açıkladı.
ABD’nin Orta Doğu’daki en üst düzey askeri yetkilisi Amiral Brad Cooper, saldırıların İran’ın kalan füze kapasitesini hedef aldığını kaydetti.
Analistler, İran’ın “füze şehirleri” konseptinin zayıf noktalarının tesis girişlerinin ve altyapının uydu görüntülerinde kolayca tespit edilmesi olduğunu belirtiyor. Eskiden mobil olan fırlatıcılar artık daha kolay hedef alınabiliyor.
Uzmanlar, İran’ın elinde binlerce kısa ve orta menzilli füze bulunduğunu, bunların bir kısmının hâlâ yeraltı tesislerinde olabileceğini öne sürüyor. Tahran’ın en güçlü ve uzun menzilli füzelerini rejimin ciddi tehlike altında kalması durumunda kullanmak üzere sakladığı da değerlendiriliyor.
İranlı komutanlar, imha edilen füzelerin yerine yenilerini üretmenin mümkün olduğunu savunsa da analistler mobil fırlatıcı sistemlerin yeniden üretilmesinin zor olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle ABD ve İsrail saldırıları özellikle fırlatıcıları ve üs girişlerini hedef alıyor.
Savaşın ilerleyen günlerinde, yeraltı füze tesislerinin durumunun ve Tahran’ın stratejik hamlelerinin bölgedeki güç dengelerini belirleyeceği öngörülüyor.