22 ülkeden Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için ortak taahhüt

ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin ardından, büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerinden oluşan 22 ülke, Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz geçişini sağlamak için ortak bir açıklama yayınladı. Ülkeler, boğazın açık tutulması için uygun çabalara katkı sağlayacaklarını duyurdu.

Haber Giriş Tarihi: 21.03.2026 21:14
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2026 21:14

Orta Doğu’daki gerilim, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran yönetiminin misillemeleriyle yükselirken, uluslararası topluluk Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlamak için harekete geçti.

Büyük bir kısmı Avrupa ülkelerinden oluşan 22 ülke, ortak açıklama yaparak Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli geçişin sağlanması çabalarına katkıda bulunacaklarını taahhüt etti. Açıklamaya imza atan ülkeler arasında İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya, Bahreyn, Litvanya ve Avustralya yer aldı.

İRAN’IN EYLEMLERİ KINANDI

Ortak açıklamada, İran’ın Körfez’de silahsız ticari gemilere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatma girişimleri en güçlü şekilde kınandı. Ayrıca, “Tırmanan çatışmadan derin endişe duyuyoruz ve İran’a tüm tehditlerine derhal son verme çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, uluslararası deniz taşımacılığına müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinin aksamasının dünya genelinde olumsuz etkiler yaratacağı vurgulandı. “İran’ın eylemlerinin etkileri, en savunmasız kesimler başta olmak üzere küresel çapta hissedilecektir” denildi.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VE ENERJİ PİYASALARI

Ülkeler, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin sağlanması için uygun çabalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirtti. Ayrıca Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik petrol rezervlerini koordineli piyasaya sürme kararına destek verildi.

Açıklamada, “Enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak için üretimi artırmak üzere belirli üretici ülkelerle çalışacağız. BM ve uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla en çok etkilenen ülkelere yardım sağlayacağız. Deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestliği, tüm ülkelerin yararınadır. Tüm ülkeleri, uluslararası hukuka saygı göstermeye ve uluslararası refah ile güvenliğin temel prensiplerini korumaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bu adım, Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve serbest deniz trafiğini sağlamak için küresel iş birliğinin güçlenmesine işaret ediyor.