
Bursa’da sülük üretimi yapan Mustafa Çakmak, bu canlıların bilinmeyen biyolojik özelliklerine ve zahmetli yetişme süreçlerine ışık tuttu.
Sülüklerin hermafrodit (çift cinsiyetli) yapısı sayesinde hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini belirten Çakmak, üretim aşamasını anlattı: "Kıl kadar küçük doğan yavruları, mezbahalardan temin ettiğimiz kanla ayda bir kez besleyerek tedaviye uygun boyuta getiriyoruz. 2-3 besleme sonunda sülükler şifa dağıtmaya hazır hale geliyor."
MODERN TIBBIN YENİ ORTAĞIGeleneksel bir yöntem olan sülük tedavisi, artık modern tıp dünyasında doktorların da reçetesine girdi.
İşletmeci Mustafa Çakmak; göz hastalıklarından varis ve kangrene, bel fıtığından cilt sorunlarına kadar geniş bir alanda sülüklerin uzman eşliğinde kullanıldığını vurguladı.
Sülüklerin doğal bir içgüdüyle vücuttaki en sıcak noktayı seçtiğini ifade eden Çakmak, bu biyolojik mekanizmanın tedavi süreçlerinde kilit rol oynadığını ve doktorlardan çok olumlu geri dönüşler aldıklarını belirtti.
GÜZELLİK SEKTÖRÜNÜN YENİ BİYO-MÜHENDİSİSülük tedavisinde doğru bilinen bir yanlışı düzelten Mustafa Çakmak, şifanın sanıldığı gibi sadece "kirli kanın emilmesi" olmadığını vurguladı.
Sülüğün asıl mucizesinin, vücuda zerk ettiği 100’den fazla aktif enzim ve salgı olduğunu belirten Çakmak, bu biyokimyasal hazinenin artık cilt kremlerine dönüştüğünü söyledi.
Rusya’nın öncülük ettiği sülük özlü kozmetik akımı Türkiye’de de karşılık bulurken; sivilce tedavisinden gençleşmeye kadar pek çok alanda sülüklerin doğal enzimleri "akıllı ilaç" gibi çalışıyor.
Sülüklerin varisli bölgelere olan sıra dışı ilgisine dikkat çeken Mustafa Çakmak, "Varisli bir damar gördüklerinde adeta başları dönüyor; çok hızlı ve iştahlı bir şekilde kan emmeye başlıyorlar," dedi.
Varisli bölgedeki yoğun kanı emerek basıncı azaltan sülükler, aynı zamanda salgıladıkları enzimlerle damar tıkanıklığına karşı doğal bir kalkan oluşturuyor.
Tedavi sonrasında 2-3 katı büyüklüğe ulaşan bu canlılar, cerrahi operasyonlara doğal bir alternatif olarak varis hastalarının ilk tercihi haline geliyor.
KULLAN-AT DEĞİL, YAŞAT-BÜYÜTSülük popülasyonunun korunması için etik bir yaklaşım sergileyen Mustafa Çakmak, tedavi sonrası sülüklerin akıbetine dair önemli bilgiler paylaştı.
Bilinçsiz toplama ve kaçakçılık nedeniyle sülük neslinin tehlikede olduğunu belirten Çakmak, kullanılan her sülüğü mutlaka kendi doğal ortamına, göl ve sazlıklara geri bıraktıklarını ifade etti. "Doğada üreyip çoğalmaları ekolojik denge için kritik," diyen Çakmak, sülüğün bir tüketim nesnesi değil, doğanın korunması gereken bir parçası olduğunu hatırlattı.