
Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat, şiddet davranışlarının yalnızca bireysel bir sorun değil; aile, okul ve sosyal çevreyi kapsayan çok boyutlu bir sistemin parçası olduğunu ifade etti. Şiddet eğilimini fark etmenin ve önlemenin ancak bu sistemlerin ortak hassasiyetiyle mümkün olabileceğine dikkat çekti.
SOSYAL İZOLASYON VE DİJİTAL BAĞIMLILIK
Çocuk ve ergenlerde şiddet eğilimine işaret edebilecek risk faktörlerini sıralayan Polat, şu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi:
Sosyal Geri Çekilme: Çocuğun içe dönük bir tutum sergilemesi ve arkadaşlık kurmakta zorlanması.
Dijital Odaklı Yaşam: Sosyal alanlar yerine vaktinin büyük kısmını dijital ortamlarda geçirmesi.
Duygusal Tepkisizlik: Başkalarının yaşadığı acı veya zorluklara karşı duyarsızlık göstermesi.
Akran Zorbalığı: Çocuğun kendisinin zorbalığa maruz kalması veya dışlanması.
Akademik ve Davranışsal Değişimler: Ders başarısında ani düşüşler, kurallara uymada güçlük, kendini değersiz ve sevgisiz hissetme hali.
PROFESYONEL DESTEK ALINMALI
Ailelerin bu tür durumlarda izlemesi gereken stratejilere değinen Polat, sürecin ihmal edilmesinin sonuçlarının ağır olabileceğini belirtti. Ailelere; çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını fark etmelerini, ilgi alanlarını desteklemelerini ve sağlıklı sınırlar koymalarını önerdi.
Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için eğitimcilerle sürekli iletişimde olunması gerektiğini vurgulayan Görkem Polat, durumun karmaşıklaştığı noktalarda profesyonel bir ruh sağlığı desteği almaktan çekinilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, son dönemde yaşanan üzücü olayların temelinde, bu erken uyarı sinyallerinin zamanında fark edilmemesinin yatabileceğine dikkat çekiyor.