
Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Arkeoloji Gündemi” etkinlik serisinin son buluşması, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “Türkiye’de Arkeoloji” başlıklı panel, Türkiye’nin önde gelen arkeologlarını bir araya getirdi.
Panele; Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve Nezih Başgelen konuşmacı olarak katılırken, oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Şahin üstlendi. Etkinliğe ayrıca Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy da katıldı.
Panelde konuşan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Alanyalı, 2014 yılında alınan sit kararı sonrası yapılan 140 parseldeki akademik kazılarla kentin tarihinin MÖ 9. yüzyıla kadar uzandığının ortaya çıkarıldığını belirtti.
Tiyatro ile antik liman arasındaki bölgenin ilk kez bütüncül olarak incelendiğini ifade eden Alanyalı, her antik kent için aynı uygulama modelinin geçerli olmayabileceğini de vurguladı.
Arkeoloji ve Sanat Yayınları sahibi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyesi Nezih Başgelen, sunumunda kültürel varlıklardaki tahribatı fotoğraflarla gözler önüne serdi.
Karabel Kaya Anıtı, Latmos kaya resimleri ve çeşitli tarihi yapılar üzerinden örnekler veren Başgelen, tahribatın son yıllarda iş makineleriyle daha da arttığını belirtti. Avrupa’daki koruma sistemlerini örnek gösteren Başgelen, Türkiye’de de daha güçlü yasal ve kurumsal yapıların gerektiğini ifade etti.
TÜRKİYE ARKEOLOJİSİNDE YAPISAL SORUNLAR GÜNDEME GELDİProf. Dr. Mehmet Özdoğan ise Türkiye’de arkeolojinin kurumsal yapısını ve bilimsel altyapısını değerlendirdi. Özdoğan, Türkiye’nin nitelikli arkeologlara sahip olduğunu ancak bu potansiyelin sahaya yeterince yansıtılamadığını söyledi.
Arazi teşkilatının eksikliği, kültür envanterinin tamamlanmamış olması ve bilim-bürokrasi ilişkisindeki kopukluklar en önemli sorunlar arasında gösterildi. Özdoğan ayrıca kazı okullarının kurulması ve profesyonel ekiplerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Panelde konuşmacılar, kültürel mirasın korunmasının sadece akademik değil toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de arkeolojik değerlerin geleceğe aktarılması için daha güçlü bir iş birliği gerektiği ifade edildi.
Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından konuşmacılara günün anısına hediye takdimiyle sona erdi.