
Nilüfer Belediyesi’nin Pancar Deposu’nda gerçekleştirdiği “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinin bu ayki konuğu, 20. yüzyıl düşünce dünyasını derinden etkileyen Claude Levi-Strauss’un yapısalcı yaklaşımı oldu. Söyleşi serisinin yürütücüsü Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Levi-Strauss’un modern felsefenin merkezindeki “özne” kavramını farklı bir perspektifle değerlendirdi.
Söyleşide, insanın dünyayı kendi bilinciyle kuran özgür bir aktör olduğu fikrini Levi-Strauss’un argümanları üzerinden eleştiren Ünsaldı, bireyin genellikle edilgen bir konumda olduğunu vurguladı.
Ünsaldı, insanın aslında dil ve kültür gibi kendisinden önce var olan ve bilinçdışı işleyen geniş yapıların yalnızca bir parçası olduğunu ifade etti.
Etkinlikte, sosyolojinin araştırma pratikleri ile antropolojinin insana dair evrensel arayışı arasındaki farklar da ele alındı.
Katılımcılara, antropolojinin yerelden yola çıkarak tüm insanlık için geçerli “değişmezleri” bulma çabası ve kültürel farklılıkların ötesindeki ortak zihinsel yapının; mitler, ikili karşıtlıklar ve sembolik sistemler aracılığıyla nasıl işlediği anlatıldı.
Toplumsal yaşamın temelini oluşturan iletişim ve mübadele mantığı, söyleşinin bir diğer başlığıydı.
Ünsaldı; kelimelerin, metaların ve akrabalık bağlarının dolaşımı üzerinden kurulan bu geniş ağın toplumları nasıl inşa ettiğini tartıştı.
Levi-Strauss’un “ilkel” ve “uygar” toplum ayrımını reddeden yaklaşımını hatırlatan Doç. Dr. Levent Ünsaldı, insan zihninin her coğrafyada ve her kültürde temelde benzer bir yapısal mantıkla çalıştığını belirtti.