Bursa semalarında leylekler: İlkbaharın ve bereketin habercisi!

Kestel’den Gölbaşı yönüne doğru hareket eden leylek sürüsü, yağmura rağmen göç yolculuğunu sürdürdü. Bursa ve çevresinde hafta başında 15 dereceyi aşan hava sıcaklıkları, bayramın ilk gününden itibaren 10 derecenin altına indi.

Haber Giriş Tarihi: 23.03.2026 18:24
Haber Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 18:24

Baharın erken gelmesini uman leylekler, ani soğuklarla karşılaştı.

Kestel yönünden Bursa’ya giren leylek sürüsü, Gölbaşı üzerinde uçarken görüntülendi.

Leylekler, farklı toplumlarda çeşitli anlamlarla yorumlanıyor: Avrupa’da bir “kurtarıcı”, Çin’de bereketi, neşeyi ve uzun ömrü simgeleyen leylek, Türk kültüründe ise sürü hâlinde gelenlerin “bolluk” getireceğine, leyleği havada uçarken görmenin ise o sene bol seyahat yapılacağına işaret olduğuna inanılıyor.

Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisinde yer alan "Türk Kültüründe Leylek ve Osmanlı Sanatında İkonografisi" başlıklı yazıya göre, leylekler çoğunlukla göl ve bataklık çevresinde yaşamını sürdürür, beslenme ihtiyaçlarını balık, böcek, yılan, kurbağa ve çekirgelerden karşılarlar.

Yuvalarını çatı, baca, ağaç veya direk gibi yüksek yerlere yapan leylekler, sessiz bir kuş türü olmalarına rağmen, çiftleşme döneminde tıslama ve gaga sesleri çıkarır.

Bu göçmen kuşlar, Türkiye’ye genellikle havaların ısınmaya başladığı mart sonu ve nisan başında ulaşır.

LEYLEK, MİTOLOJİ VE HALK İNANÇLARINDA ÖNE ÇIKIYOR

Arapçası "laklak", Farsçası "legleg (leglek) veya belarec", Latince ismi ise "ciconia" olan leylek, tarih boyunca pek çok kültürde farklı anlamlar kazanmış.

Antik Yunan (MÖ 756-146) kültüründe doğurganlık, bereket, verimlilik sembolü olan leylekler, Yunan masallarında ise dürüst bir kahramanı, saflığı ve yardımseverliği temsil ediyor.

Avrupa kültürlerinde leylek, Anadolu'da olduğu gibi "Baharın habercisi" olarak görülüyor.

Uzun ve gösterişli gagasıyla sürüngenler ve diğer zararlı hayvanları yakalamaya hazır olan bu kuş, tarlaları haşerelerden uzak tutan bir kurtarıcı olarak kabul ediliyor.

Çin kültüründe ise leylek, turna kuşu gibi uzun ömrü, neşeyi, bolluğu ve mutluluğu temsil ediyor.

Bu nedenle Çin’de yeşim taşından yapılan leylek uçlu kolyelerin, takanı erken ölüme karşı koruduğuna inanılıyor.

TÜRK KÜLTÜRÜNDE LEYLEK VE ONA ATFEDİLEN İNANÇLAR

Leylek, destanlar ve tılsımlardan ayrı olarak, Türk kültüründe ve dünya genelinde birçok farklı anlam ve inanışla anılıyor.

Özellikle halk arasında yaygın bir inanışa göre, leyleğin konduğu evde yeni bir bebek dünyaya gelecek.

Hangi evin bacasına leylek konarsa, o evin yakında çocuk sahibi olacağına dair bir işaret sayılıyor.

Leylek, Türk kültüründe farklı anlamlar taşırken, bunların başında "Hacı" sıfatı yer alıyor. Havaların soğumasıyla kutsal topraklar olan Mekke'den geçip Güney Arabistan'a ulaşan leyleklere "Hacı" denilerek "Hacı Baba" adı veriliyor.

Cami minarelerine yuvalarını yapmaları, onları beyaz ihram giymiş hacılara benzetmeye sebep oluyor.

Türk ve İslam kültüründe leyleklerin öldürülmesi günah olarak kabul edilir ve eti helal kılınmayan tek su kuşu olarak öne çıkar.

Leyleğin yuva yaptığı ağaç veya ev, ziyaretgah sayılarak kesilmemeli ve yıkılmamalıdır.

Bu nedenle leyleğe ve yuvasına zarar verilmez; zarar verilirse, kişinin başına çeşitli belalar geleceği inancı yaygındır.

LEYLEKLER, İLKBAHARIN VE BEREKETİN HABERCİSİ

Leylek, Türk kültüründe mevsimlerle ilişkilendirilen bir simge olarak, ilkbaharın müjdecisi sayılıyor.

Bu kuş, uzun kış günlerinin sona erdiğini ve göçmen kuşların yuvaya dönmeye başladığını göstererek, Nevruz’un da habercisi olarak kabul ediliyor.

Leylekler, bereket sembolü olarak da halk arasında önemli bir yere sahip.

Bir bölgede uzun süre kalan veya sürü hâlinde görülen leyleklerin o yörede bereket getireceği düşünülüyor.

Ayrıca, "Leyleği havada görmek" deyimi, sık sık seyahat eden kişiler için söyleniyor ve çok yolculuk yapacağına işaret ettiği kabul ediliyor.