
Bursa’nın tarihine ışık tutan koleksiyoncu Kerim Bayramoğlu, yarım asra yaklaşan tutkusuyla kentin sosyal hafızasını canlı tutuyor. İlkokul yıllarında amcasının hediye ettiği eski paralarla başlayan bu yolculuk, bugün 2 binden fazla fotoğraf, kartpostal, mektup ve tarihi objeden oluşan dev bir arşive dönüşmüş durumda.
"ÇÖPE ATILAN FOTOĞRAFLARA SAHİP ÇIKIYORUZ"
Koleksiyonun oluşum sürecindeki en çarpıcı detay, fotoğrafların kurtarılma hikayeleri. Bayramoğlu, aile büyükleri vefat ettikten sonra hatıralarına sahip çıkılmayan ailelerin fotoğrafları bazen çöpe attığını, bazen de sahaf raflarında kaderine terk ettiğini belirtiyor. "Biz o fotoğraflara sahip çıkarak aslında bir şehrin kimliğini koruyoruz" diyen Bayramoğlu, bu karelerin sadece birer kağıt parçası değil, tarihsel birer kanıt olduğunu vurguluyor.
BURSA’NIN SİYAH-BEYAZ YILLARI
Koleksiyonda, 1900’lü yılların başından 1970’lere kadar uzanan geniş bir yelpaze bulunuyor. Arşivin en dikkat çeken parçaları arasında şunlar yer alıyor:
Sosyal Hayat: Emirsultan’daki sünnet gezileri, Tophane’deki top atışları ve sokakta oynayan çocuklar.
Milli Bayramlar: 1930’lu yılların coşkulu Cumhuriyet Bayramı törenleri ve halkın hazırlıkları.
Kentin Doğası: Fotoğrafların arkasına düşülen notlarda anlatılan meşhur kaplıca kültürü ve o dönemin "Yeşil Bursa" manzaraları.
BİR FOTOĞRAFTAN BİR TARİH ÇIKIYOR
Bayramoğlu’nun araştırmacı kimliği, sadece toplamakla sınırlı kalmıyor. Önemli bir şahsiyetin fotoğrafını edindiğinde, önce o kişinin mezarını ziyaret ederek duygusal bir bağ kuruyor; ardından kentin değişimini fotoğraflar üzerinden makalelere ve sergilere dönüştürüyor. Yakın zamanda bu arşivi kitaplaştırmayı planlayan Bayramoğlu, Bursa’nın "sular, yeşil ve Uludağ" üçgenindeki eski ruhunu gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.