
Bölgenin önemli tarım alanlarından Kestel ve Gürsu Ovası’na su sağlayan Gölbaşı Barajı ile Mudanya’daki üreticilerin sulama ihtiyacını karşılayan Ülküköy Göleti, son yağışların ardından toparlanma sürecine girdi.
Artan su seviyesi, özellikle coğrafi işaretli ürünlerin yetiştirildiği alanlarda üreticilere umut verdi.
BARAJLAR DOLUYOR, ANCAK TEHLİKE GEÇMİŞ DEĞİLBursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, kış aylarında etkili olan yağışların kent genelindeki barajlarda su seviyesini artırdığını belirtti. Ancak toprağın istenilen nem seviyesine ulaşması ve yer altı su rezervlerinin toparlanabilmesi için daha düzenli ve sürdürülebilir yağış rejimine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Dindar, geçen yıl yaşanan olağanüstü kuraklığın hidrojeolojik ve ekosistem üzerindeki etkilerinin devam ettiğini ifade etti.
Dindar, içme ve kullanma suyu barajlarındaki ortalama doluluk oranları yüzde 65 seviyesine ulaştığını dile getirerek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Sulama göletlerine baktığımızda yüzde 50'lere varan doluluk oranını görüyoruz. Ancak bunun mevsimsel bir iyileşme olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü önümüzdeki dönemlerde bahar aylarında düzenli yağış alıp almayacağı, sıcak ve kuraklığın etkisiyle buharlaşma ve terleme sonucunda kaybolan su miktarını da düşündüğümüzde suyun ne kadar hızlı tükeneceğinin ve talebin ne yönde yönetileceğinin risk olduğunu düşündüğümüzde bunun kalıcı bir çözüm olmayacağını söylemek mümkün."
Su yönetimiyle ilgili tedbir alınması gerektiğine dikkati çeken Doç. Dr. Dindar, şunları söyledi:
"Yağan yağmurun yaklaşık yüzde 50'si sıcak ve kurak zamanlarda, buharlaşma ve terlemeyle atmosfere geri dönüyor. Dolayısıyla yüzde 15'lik bir kısım bizim hem yer üstü hem yer altı sularımızı besliyor. Dolayısıyla bu anlamda benzer durumları yaşamamak için oldukça dikkatli su yönetimine ihtiyacımız var. Özellikle tarımsal sulamada erken dönem için su riskini ve stresini bu seviyeler azaltmış olabilir, sevindirici olabilir ama tek başına bu yılı kurtarmayı garanti etmez."
Dindar, barajlardaki mevcut doluluk oranlarının üreticileri yanıltmaması gerektiğini belirterek, ürün deseninin artırılmasının risk oluşturabileceğini ifade etti. Ekim planlamasının pazardaki talebe göre değil, elde bulunan su miktarına göre yapılması gerektiğini vurgulayan Dindar, sulama birliklerinin kota uygulaması ve doğru dağıtım programı oluşturmasının hem üreticiler hem de su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.