
16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar, Bursa’da sağlık alanlarına ilişkin yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Kararlarda, Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bazı taşınmazların yer aldığı belirtilirken; ikinci kararda ise kamuoyunda yakından bilinen çeşitli sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığı öne sürüldü.
Bursa’da meslek odaları tarafından yapılan basın açıklamasında Memleket Hastanesi yerleşkesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi’ndeki 7 No’lu Aile Sağlığı Merkezi ile Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet alanı olarak bilinen bölgelerin bu kapsama dahil edildiği belirtildi.
Gelişmeler üzerine birçok meslek odası ve sivil toplum kuruluşu karara tepki gösterdi. Bursa Tabip Odası öncülüğünde; DİSK, KESK, TMMOB, SES ve çeşitli sağlık örgütlerinin çağrısıyla hastane önünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamaya çok sayıda hekim, sendika temsilcisi, sivil toplum kuruluşu ve CHP’li milletvekilleri katıldı.
Basın açıklamasını yapan Ferda Firdin, Bursa’nın ekonomik gücüne rağmen sağlık altyapısı açısından yetersiz kaldığını savundu. Firdin, özellikle hastane yatak kapasitesi ve yoğun bakım imkanlarının Türkiye ortalamasının gerisinde olduğunu ifade etti.
Firdin, açıklamanın yapıldığı Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ile Memleket Hastanesi gibi alanların özelleştirme kapsamına alınmasının kamu yararına aykırı olduğunu dile getirdi. Ayrıca diş hastanesi ve aile sağlığı merkezlerinin de bu sürece dahil edilmesinin halkın sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Tartışmalara ilişkin açıklama yapan AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Bursa’da hiçbir sağlık kuruluşunun satışa çıkarılmayacağını belirterek vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini söyledi.
Benzer bir değerlendirme de 27. Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’den geldi. Esgin, aktif olarak hizmet veren ya da yapımı süren sağlık tesislerinin satışının mümkün olmadığını vurguladı.
Öte yandan Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan resmi açıklamada, kamuoyunda yer alan “hastaneler satılıyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Açıklamada, kararların yalnızca kullanılmayan ya da işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesini kapsadığı belirtildi.
Yetkililer, sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satışının söz konusu olmadığını yinelerken, bazı alanların yalnızca atıl kısımlarının ayrıştırılarak değerlendirilebileceğini ve sürecin halen devam ettiğini bildirdi.