
12 yıldır köylerde imar planı yapmayan Mudanya Belediyesi’nin uygulamaları, büyükşehir kanunu ile merkeze bağlanan alanlardaki binaları kaçak hâle getirdiği iddia ediliyor.
2014’te yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile birçok köy mahalle statüsüne dönüşürken, önceki dönemde köylüler tarafından kullanılan araziler belediyelerin yönetimine geçti.
Yasa gereği, köylüler artık babadan veya dededen kalan yapılarına çivi çakmak gibi basit işlemleri bile gerçekleştiremiyor.
Büyükşehir Yasası, köylerin imar planlarının iki yıl içinde hazırlanmasını zorunlu kılmasına rağmen, Mudanya Belediyesi 12 yıl boyunca bu çalışmayı gerçekleştirmedi.
Bunun sonucu olarak, köyden mahalleye dönüşen kırsal alanlardaki birçok yapı tarım arazisi üzerinde görünerek kaçak statüsüne girdi.
Planı olmayan alanlarda köylüler, temel yaşam ve tarım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptıkları yapılar nedeniyle hukuki sorunlarla yüzleşiyor.
Yasadan önce yapılmış evler bile yıkım tebligatlarıyla karşılaştı.
Tarım arazisi üzerinde evlerine elektrik ve su bağlatan, vergisini ödeyen birçok Mudanyalı, belediyenin yıkım kararlarına karşı tepki gösterdi.
Vatandaşlar, kırsal yaşamın önemsenmediğini ve belediyelerin yasal olarak iki yıl içinde imar planı hazırlaması gerektiğini, ancak bu planların yapılmadığını, sorumluluğun ise köylüye yüklendiğini belirtti.
6 Haziran 2018’de yürürlüğe giren İmar Barışı ile devletin yapı sorununu kabul ettiğini hatırlatan mağdur vatandaşlar, uygulama sürecindeki yanlışların milyonlarca kişiyi yeniden mağdur ettiğini savundu.
Sürelerin sürekli uzatılması, bankaların hafta sonları dahi hizmet vermesi ve yoğun reklamlarla yapılan çağrıların vatandaşları hatalı yönlendirdiği ifade edildi.
Açıklamada, geçmişte teşvik edilen vatandaşların bugün “yanlış yaptın” denilerek yıkım tehditleriyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Mudanya Belediyesi’nin asli görevi olan imar planlarını hazırlamak yerine, cezalar ve yıkım uygulamalarıyla çözüm üretmeye çalıştığı ve bunun sosyal belediyecilikle bağdaşmadığı kaydedildi.
Mudanya’da kırsalda yaşayan vatandaşların, zamanla yıpranan evlerini yenilemek istedikleri ancak belediyeden “imar yok, izin yok” yanıtını aldıkları ifade edildi.
Yapılan açıklamada, yıkıma dayalı yaklaşımın çöktüğü ve vatandaşın sorumlu ya da suçlu gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
İmar Mağdurları adına açıklama yapan Sözcü İbrahim Hacıoğlu, yaklaşık 2 bin yapının yıkım tehlikesiyle yüz yüze olduğunu söyleyerek, "1995 yılında yapılmış 30 senelik binalara bile tebligat gönderiyorlar. Belediye İmar planı yapmadığı için bu yapılar bile kaçak duruma düştü aralarında genç binalar var. 1 yıllık yapılar sırf belediye imar planı hazırlamadı diye yıkılmasın. Bu yapıların afet risk analiz raporu oluşturularak kayıt altına alınması lazım. Bu yapılan vatandaşın tapu arazisi içerisinde neymiş tarım arazisiymiş bakıyorsun tarım yapılacak yer kalmamış her yer ev. Bir çok kişiye tebligat gitti. 60 gün içerisinde itiraz etmezse encümen kararı ile evleri yıkılacak. Mudanya Belediyesi planları güncellemediği için vatandaşla devleti karşı karşıya getiriyor." şeklinde aktardı.