
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararnamesi, Bursa’da geniş yankı uyandırdı. Kararnameyle birlikte kentteki bazı sağlık tesislerinin özelleştirme kapsamına alınarak satışı yapılacağı yönündeki iddialar kamuoyunda tartışma başlattı.
ANAHTAR PARTİ'DEN TEPKİAnahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, yaptığı açıklamada şehir genelindeki hastaneler, sağlık ocakları ve sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını ve satışa çıkarıldığını söyledi.
Özellikle halk arasında “Memleket Hastanesi” olarak bilinen tarihi yapıya dikkat çeken Aslan, bu binanın Bursa için sembolik bir değer taşıdığını vurguladı. 1946’da temeli atılan ve 1952’de imece usulüyle tamamlanan hastanenin kent hafızasındaki yerinin önemli olduğunu belirten Aslan, “Bu yapı Bursa’nın ortak emeğidir” ifadelerini kullandı.
Aslan, Yıldırım’daki Diş Hastanesi’nin de özelleştirme listesinde yer aldığını belirterek, kamu hastanelerinde diş tedavisi için bekleyen hasta sayısının giderek arttığına dikkat çekti.
Fikret Aslan, Uludağ yolu üzerindeki Bayraktepe eteklerinde yer alan ve geçmişte onkoloji ek binası olarak kullanılan yapının da listeye dahil edildiğini belirtti. Ayrıca, Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi’ndeki sağlık ocağının da listeye eklenmesine tepki gösterdi.
İddialara karşılık AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, yaptığı açıklamada, Bursa’da hiçbir sağlık kuruluşunun satışa çıkarılmayacağını belirterek vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini ifade etti.
Benzer bir açıklama da 27. Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’den geldi. Esgin, aktif olarak hizmet veren ya da yapımı süren hiçbir sağlık tesisinin satılmasının söz konusu olmadığını vurguladı.
Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise kamuoyundaki “hastaneler satılıyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, kararın yalnızca kullanılmayan ya da işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ifade edildi.
Yetkililer, sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satışının söz konusu olmadığını vurgularken, listede yer alan bazı alanların yalnızca atıl bölümlerinin ayrıştırılarak değerlendirilebileceğini bildirdi. Ayrıca süreç devam ederken bazı taşınmazların tamamen kapsam dışı bırakılabileceği ya da kısmi kullanımının sürdürülebileceği kaydedildi.
Son yıllarda sağlık altyapısına yapılan yatırımlara da dikkat çekilen açıklamada, aktif sağlık tesislerinin elden çıkarılmasının söz konusu olmadığı özellikle vurgulandı.