
Marmara Bölgesi’nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü, son yıllarda artan su kaybı ve kıyı şeridinde yaklaşık 200 metreyi bulan çekilme ile gündeme geldi.
Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, göldeki su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağını vurgulayarak, şeffaf su yönetimi ve ekosistem temelli koruma politikalarının önemine dikkat çekti.
İnayet, gölün yalnızca ekonomik değil ekolojik açıdan da kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Su seviyesindeki düşüşün sazlıkların yok olmasına, üreme alanlarının daralmasına ve biyolojik çeşitliliğin tehlikeye girmesine yol açtığını ifade etti.
“İznik Gölü; su kuşları, balık türleri ve kıyı habitatlarıyla bütüncül bir yaşam alanıdır. Bir gölü değil, bir ekosistemi kaybetme riskiyle karşı karşıyayız” dedi.
Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı sanayi tesislerinin gölden su çektiği iddialarına değinen İnayet, su kullanım verilerinin şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğini belirtti. İklim krizinin baskısı olsa da sanayi ve yer altı suyu kullanımının etkisinin bilimsel verilerle ortaya konması gerektiğini vurguladı.
İznik ve Orhangazi başta olmak üzere göle bağlı yaşayan binlerce kişi balıkçılık, tarım ve turizmle geçimini sağlıyor. Su seviyesindeki düşüşün hem balık popülasyonlarını hem tarımsal sulamayı hem de kıyı turizmini olumsuz etkilediğini belirten İnayet, ekosistem zayıflamasının ekonomik kayıplara yol açacağını ifade etti.
İnayet “Doğa ile ekonomi birbirine rakip değil, birbirine bağımlıdır” diye konuştu.
Z Doğa Derneği, göldeki su kaybının bağımsız bilim insanlarından oluşacak bir komisyon tarafından araştırılmasını, su kullanım miktarlarının kamuoyuna düzenli olarak açıklanmasını ve havza bazlı, ekosistem odaklı bir su yönetim planının hazırlanmasını talep etti.
“Su bir ticari meta değil, yaşamın temelidir. İznik Gölü’nü korumak; doğal varlıklarımızı, biyolojik çeşitliliğimizi ve gelecek kuşakların yaşam hakkını korumaktır. Göl kurursa sadece su değil, doğa ve gelecek de kurur” dedi.