
Muradiye (2. Murad) Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları meyvesini verdi ve 600 yıllık bir havuz gün yüzüne çıkarıldı. Sultan 2. Murad Han’ın imzasını taşıyan bu kadim eserin yeniden bulunması, şehrin tarihi mirası adına büyük bir sevinçle karşılandı.
Muradiye Camii’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarına dair bilgiler veren şirket yetkilisi Selim Haşlak, 19 Ocak’taki yer tesliminin ardından aralıksız bir mesaiye başladıklarını ifade etti. Diğer tarihi camilerdeki örneklerden yola çıkılarak burada da bir havuz bulunabileceği yönündeki rivayetlerin izini sürdüklerini belirten Haşlak, yapılan titiz çalışmalar neticesinde 600 yıllık bu yapıyı bulmanın kendilerine nasip olduğunu söyledi. Sekizgen formda tasarlanan ve çini bordürlerle bezendiği anlaşılan havuzun ortaya çıkarılmasının ardından, alandaki çalışmaların tüm hızıyla devam ettiği kaydedildi.
Haşlak, "Şu an sağlı, sollu, tabhane dediğimiz bölümlerin yükseltisine göre devam etmekteyiz. Araştırmalarımız havuz ile tabhane kodu arasındaki bağlantı yönünde ilerlemektedir. Şu an zaten sağ tabhanemizdeki yükseltinin kalıntısı bulunmuştur. Oraya doğru çalışmamız devam etmektedir. Bursa Koruma kurulumuzun almış olduğu kararlar doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" dedi.
Haşlak, yer teslimiyle birlikte başlattıkları ilk adımın kütüphanelerdeki derinlemesine araştırmalar olduğunu ifade etti. Söz konusu havuz rivayetinin doğruluğunu teyit etmek amacıyla iki gün boyunca kaynak taraması yaptıklarını belirten Haşlak; seyyahların, araştırmacıların ve sanat tarihçilerinin eserlerinden kritik ipuçları topladıklarını söyledi. Özellikle kubbedeki havalandırma ve aydınlatma açıklığının kendileri için en belirgin işaret olduğunu vurgulayan Haşlak, bu veriler ışığında kazıya başladıklarını kaydetti.
Selim Haşlak, Bursa’daki Yeşil Cami ve 1. Murad Camii gibi "Ters T" plan şemasına sahip yapılarda da benzer örneklerin bulunduğunu ifade etti. Yapılan araştırmalar ve sanat tarihi uzmanlarının değerlendirmeleri ışığında, bu yapının ilk inşa edildiğinde klasik bir camiden ziyade; tabhaneler, havuz, mescit ve dinlenme odalarını kapsayan çok amaçlı bir sosyal alan (imaret) olarak tasarlandığını belirtti. Haşlak, havuzun buradaki en kritik işlevinin ses yalıtımı olduğunu vurgulayarak; tabhanelerde sohbet eden dervişlerin seslerinin birbirine karışmasını önlediğini, ibadet edenlerin ve dinlenenlerin rahatsız olmamasını sağladığını, aynı zamanda mekana akustik ve huzur verici bir özellik kattığını dile getirdi.
Haşlak, cami çevresinde yürütülen drenaj imalatları sırasında beklenmedik bir bulguya ulaştıklarını açıkladı.
Kazı çalışmaları esnasında caminin temelinde doğu-batı ve kuzey-güney aksında uzanan bir kanal sistemine rastladıklarını belirten Haşlak; bu yapının işlevi hakkında Koruma Kurulu ve bilim heyetinin incelemelerinin sürdüğünü ifade etti. Kanalların bir havalandırma tertibatı mı, zemin suyu tahliye hattı mı, tarihi bir ısıtma sistemi mi yoksa temeldeki hatıl sistemine bağlı bir yapı mı olduğu araştırma sonuçlarıyla netleşecek. Mevcut durumda ibadete kapalı olan Muradiye Camii'nin, çalışmaların hızla tamamlanmasının ardından yeni bulunan havuzuyla birlikte tekrar kapılarını açması hedefleniyor.