
İnegöl’de mobilya ve ahşap işçiliğinin köklü tarihine ışık tutan bir zanaat, Günay ailesinin fertleri tarafından 71 yıldır kesintisiz sürdürülüyor. 1955 yılında Recep Günay’ın başlattığı takunya üretimi, bugün oğulları Mehmet Fahri (71), Ahmet Hamdi (69) ve Cemal Günay (67) tarafından aynı titizlikle devam ettiriliyor.
"BİZ DÜNYADA YOKKEN BABAM BAŞLAMIŞTI"
Babasının asıl mesleğinin sandalyecilik olduğunu ancak gelen talepler üzerine takunya üretimine yöneldiğini belirten Ahmet Hamdi Günay, mesleğe olan bağlılıklarını şu sözlerle anlattı:
"71 senedir bu mesleğe ailecek devam ediyoruz. Biz daha dünyada yokken babam bu işe başlamış. İlkokula giderken bile atölyede çalışır, harçlığımızı çıkarırdık. Babamızdan nasıl gördüysek bugün de aynı usulle devam ediyoruz."
KAYIN VE GÜRGEN AĞACININ SANATA DÖNÜŞÜ
Takunya yapımında ağaç seçiminin hayati önem taşıdığını vurgulayan Günay, üretim sürecinin detaylarını paylaştı. En sağlıklı ve dayanıklı takunyanın kayın ve gürgen ağacından yapıldığını belirten usta, süreci şöyle özetledi:
Ağaçlar önce titizlikle çizilir ve kesilir.
Yüzey düzleştirme işleminin ardından kardeşlerden biri "yakma" yöntemiyle deseni uygular.
Son aşamada kemerleri takılarak kullanıma hazır hale getirilir.
Günay, "Babamızın kendine has bir modeli vardı, o bizim imzamızdır. Kendi ürünümüzü nerede görsek tanırız," diyerek aile geleneğine olan sadakatlerini vurguladı.
GELENEKSEL ÜRETİM DİJİTAL PAZARDA YAŞIYOR
Eskiden camiler, hamamlar ve askeri kışlalardan yoğun talep gören takunyalara günümüzde rağbetin azaldığını belirten Günay kardeşler, buna rağmen pes etmiyor. Atölyede takunyanın yanı sıra hamam tası, ahşap oturak ve sini altlığı gibi geleneksel ürünler de imal ediliyor. Zamana ayak uyduran kardeşler, internet üzerinden aldıkları siparişlerle bu nostaljik ve sağlıklı ürünleri Türkiye'nin her noktasına göndermeye devam ediyor.