Temiz sofralarda temiz bir nesil...

Zahide Tosun 10 Şubat 2019 Pazar, 07:02

Kazancını helal süzgecinden geçirenlerin ne dişine, ne ayağına taş takılmaz...
Maide Suresi, 88. ayette buyuruluyor ki; "Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisi'ne inanmakta olduğunuz Allah'tan korkup-sakının."
Kur-an'ı Kerim'de bir çok ayeti kerimede helal rızık konusunda uyarır Rabbimiz bizi.
Bizim helal rızık diye bahsettiğimiz, kazancımızın nereden geldiği ve nereye harcadığımız olduğu gibi ayrıca birikimimizi de faiz ve haram katmadan helal yollarla temin ettiğimizdir.
Dünyaya bizim sebebimiz ile gelmiş olan evlatlarımızın beslenmeleri ve diğer ihtiyaç teminleri için anne babalar olarak büyük bir itina gösteririz. Kazancımızın helal olması evlatlarımızın beden ve ahlak gelişimleri için olduğu gibi yuvalarımızın huzurlu ve bedenlerimizin manevi hastalıklardan korunmasi için de oldukça önemlidir.
Kul yediklerinin ve içtiklerinin mahsulünü verir. Ayrıca rızık temini ile yükümlü olduklarının da önüne helal lokmalar getirir, temiz sofralar kurar.  Öncelikle helal kazanca dikkat çekmek isterim ki, helal kazanç deyince, sadece nereden kazandığımız değil, nasıl kazandığımız da en az onun kadar önemlidir. Aksi taktirde hayatımızda, paramızda, huzurumuzda, yemeğimizde, bereketi bulamadığımız doğrudur.
Ticaret yaparken 3 liraya aldığımız malı 5 liraya satmak helaldir de, içine yalan-dolan ekleyerek, çürük bozuk yerleştirerek kazandığımız helal midir?
İçinde insana hizmet edilen devlet daireleri ve hastane gibi yerlerde, güler yüz ve samimiyetin eksikliğini bırakın, insanların hakkına girerek mağdur edildiği, yapılan hataların telafisinin mümkün olmadığı durumlarda kazanılan paralar helal midir?
Eğitime, ilme, öğrenmeye hizmet edilen kurumlarda insanlığın yeniden inşaası için çalışmayan, gözlerinin içine bakmadan ödevlerine bakan, gönlüne giremeden notlarını giren,  eğitimcilerin kazandığı helal midir?
Allah'a ibadet niyeti ile gidilen camilerde ve Kur-an meclislerinde "Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz" hadisine uymayan görevlilerin kazandığı helal midir?
Çalıştığı her kurumda yüzünde tebessümü bulunmadan çalışan, saat ve zaman doldurmak niyeti ile evinden çıkan, eli çalışırken dili zehirleyen, kalp kıran, sürekli şikayet ile boşa vakit harcayan, güzel bakamadığı için güzel göremeyen insanların kazandığı helal midir?
Kazancımızda da kaybettiğimizde de hüküm Allah'ındır.
Rızkı veren de Hüda'dır. Ve yalnızca alın teri ile kazanılan bereketlidir der büyüklerimiz.
Öyle tehlikeli bir halin içindeyiz ki, Allah Rasulünün harama bulaşmayan kalmayacak dediği ahir zamanda yaşıyoruz. Nefsimizi ve neslimizi ahlaken dua ile sağlam fanuslar içinde korumak zorundayız.
Son olarak hatırlayalım ki;
Cennetle müjdelenen ve Hz. Peygamberin anam babam sana feda olsun dediği sahabe Sad Bin Eb-i Vakkas Allah Rasulüne gelip dua ister,

" Ya RasulAllah ne olur dua et, Rabbim bundan sonra benim dualarımı kabul etsin" der...
Hz. Peygamber cevaben buyurur ki;
"Eyy Sad... Sana dua edeceğim ama, sende yediklerine dikkat et" der.
Ve ardından açıklar  haram yemenin duaların kabulüne engel olduğunu...

Rabbim kazancımızı helalinden ve bereketli eylesin.

Temiz sofralarda temiz bir nesil yetişsin duasıyla...